[
Ana Sayfa ]
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
DALIS REHBERİ
Dalisin, Fizik ile Ne alakasi Var ?
Dalis esnasinda insanin girdigi ortam normal yasadigi ortamdan tamamen farkli
fiziksel özelliklere sahip bir ortamdir.Basinç, isi, isik gibi fiziksel olarak
farkliliklar gösteren bu ortamda, ancak kisa bir süre ve belli basli yardimci
teknik ekipmanlarla kalabilir.Sözkonusu ortama ait sartlar hakkinda temel
bilgilere sahip olmasi, güvenli ve risksiz dalislar yapmasini saglar ki bu
temel bilgilere birkaç temel fizik ve kimyasal kanun da dahildir.
1-) Basinç
Basinç, 1 cm²'lik alana uygulanan
Hava Basinci (Atmosferik Basinç):
Yeryüzünde,
deniz seviyesinde her 1cm²'lik alana 1 kg'lik hava basinci
uygulanir.Dolayisiyla hava basinci 1kg/cm², yani 1 bar'dir.Biz bunu Atmosferik
Basinç olarak adlandiriyoruz(Hava Basinci).Yüksek yerlerde, yani irtifada da
deniz seviyesindeki hava basinci hava katmaninin incelmesinden dolayi
düser.Yüksek yerlerdeki bu basinç degisikliginin bizleri ilgilendiren bölümü
ise irtifada yapilacak göl dalislari açisindan önemidir.
Yükseklik (m)Hava Basinci bar015000,9510000,9015000,8520000,8025000,7530000,70Dikkat:Basinç azalmasi her 1000mt'de 0,1
bar'dir.
Su Basinci (Hidrostatik Basinç):
Su, havadan 800 kere daha yogundur.Yani havaya oranla basinci çok daha
yüksektir.10 m yüksekliginde bir su sütununun basinci 1 cm²'lik bir yüzeye 1
kg'dir.Yani 1kg/cm²=1 bar'dir.Biz bunu Hidrostatik Basinç olarak
adlandiriyoruz(Su basinci).Su basinci her 10 mt'de 1 bar artar.
Derinlik
(m)Su Basinci (bar)101202303404Mutlak Basinç (Ortam
Basinci) :
10 mt'deki su basincinin üzerine, bir de havanin deniz yüzeyine uyguladigi 1
bar'lik atmosferik basinci da eklersek; denizaltindaki 10 mt derinlikteki ortam
basinci 1bar(Su basinci)+1 bar(Hava basinci)=2bar olur ki; biz bunu 10 mt'deki
Mutlak Basinç , olarak adlandiriyoruz.
Derinlik
(m)Ortam Basinci (Su basinci+Hava Basinci) bar00+1=1101+1=2202+1=3303+1=4405Dikkat:Her derinlikte hesaba etkiyen hava
basinci sabit ve 1 bar'dir.
Alistirma
Sorusu:Asagidaki derinliklerdeki ortam basinçlarini hesaplayiniz.
a)60 m.
b)25 m.
c)3 m.
2-) Gazlar ve Kanunlari:
Dalis tüpleri, sportif dalislarda, normalde soludugumuz hava ile doldurulur.Bu
havanin kimyasal karisimi asagidaki gibidir.
%78 ... Azot
(N)
%21 ... Oksijen (O)
% 1 ... Karbondioksit ve Diger Gazlar.
Ayrica
sanayi tipi derin dalislarda, normaldekinden farkli gaz karisimlari da
kullanilir.Örnegin Heliox(Helium+Oksijen) veya Trimix(Helium+Azot+Oksijen).
Insan vucudunda kimyasal veya fiziksel bir zarara yol açmayan Azot, Helium,
Argon gibi dolgu gazlarina Insert gazlar denir.
Bir gaz karisimindaki, gazlarin kismi basinçlarinin toplam, o gaz karisiminin
toplam basincini verir.
Pt=P1+P2+P3+P4+P5+P6..................Pn
Henry Kanunu:
Sabit sicaklikta gazlarin sivi içindeki çözünürlügü, kismi basinçlari ile dogru
orantilidir.
Charles Kanunu:
Sabit basinç altinda, gazin hacmi ile sicakligi arasindaki
V1 x T1 = V2 x T2
Boyle-Mariotte Kanunu:
Sabit sicaklikta, bir gazin basinci ile hacmi arasindaki
P x V à sabittir.
Agzi açik
bir metal kap ters çevrilip suya batirildiginda olusan basinç degisimi sekilde
görülmektedir.Derine batirildikça, yani basinç arttikça, kaptaki havanin hacmi
azalmaktadir.
Bunun tam
tersi bir balona uygulanir ve balon dipte sisirilip de yukari gönderilirse,
balonun hacmi artacak ve hatta yüzeyde patlayabilecektir.
P1 à Gazin ilk durumdaki basinci,
V1 à Gazin
ilk durumdaki hacmi,
P2 à Gazin ikinci durumdaki basinci,
V2 à Gazin ikinci durumdaki hacmi olmak üzere;
P1 x V1 =
P2 x V2
Bu kanun,
bir dalicinin bilmesi gereken en önemli kanundur. Derinlikle degisen basinç,
dalislarda inis ve çikislarda, dalicinin vucudunda ve dalis cihazlarinda
degisiklige neden olur.Ayrica bir dalici, kendine yetecek kadar havayi, çesitli
derinliklerdeki basinç degisikliklerine göre hesaplayabilmeli. Bir dalici için
sözkonusu olan, ana olarak iki tip hava boslugu vardir:
Degisken Hava Bosluklari:
1.Akcigerler
2.Mide (Hava yutuldugu zaman).
3.Bagirsaklar.
4.Neopren elbiseler.
5.Kuru elbise.
Sabit Hava Bosluklari:
1.Orta kulak.
2.Sinüsler.
3.Dolgusu iyi yapilmamis disler.
4.Burun (Tikali oldugunda)
5.Dalis maskesi.
6.Tüpünüz.
Sabit hava
bosluklarinda basinç azalmasi ve artmasi olusur.Degisken hava bosluklarinda ise
hacim degisikligi meydana gelir.
Örnek olarak bir serbest dalicinin cigeri, derine indikçe artan basinçtan
dolayi büzüsecektir.Çikista ise azalan basinçtan dolayi, genlesip, eski formunu
alacaktir.Bu nedenle serbest dalici aldigi yerde, havayi tahliye ettigi için
herhangi bir tehlikeye maruz kalmaz.Fakat ayni durum Scuba dalici için geçerli
degildir.Scuba dalici derinde, yani basinç altinda aldigi havayi, tutup da
yukari çikmaya kalkisirsa; aldigi basinçli hava, çikista, azalan ortam
basincindan dolayi , cigerde genlesmek isteyecektir(Bkz.Balon örnegi).
Genlesmek isteyen cigerdeki bu hava, ciger kapasitesini zorlayacak; sonuç
olarak, tutulup, tahliye edilmesine izin verilmeyen nefesten dolayi ciger zarar
görebilecektir(Akciger barotravmasi).Bu nedenle Scuba dalisin altin kurali:
"DALIS ESNASINDA ASLA NEFES TUTMA"dir.
Örnek:Bir scuba dalicisi, 40m.'de
cigerinde 2 lt. hava kalacak sekilde nefes vermistir.O anda da hava kaynagi
tükenmistir.Herhangibir sekilde nefes almadan yüzeye çikmak zorundadir.Dalisin
altin kuralini uygulamadigini ve nefes tuttugunu varsaydigimiz bu dalicinin
cigerlerindeki hava miktari yüzeye vardiginda ne olacaktir ?
P1 x V1= P2
x V2
P1à 40 m.'deki basinç
V1à 40 m.'deki hacim.
P2 à0 m.yüzeydeki basinç
V2à 0 m.yüzeydeki hacim.
5bar x 2
lt.=1bar x V2
V2=10 lt.
Bu durumda
dalicinin akcigeri bu hacme kadar genlesemeyip, ciddi rahatsizliklara yol
açacaktir.
3-) Hava Hesaplari:
Dalis öncesinde yapmamiz gereken dalis planina uygun olarak harcayacagimiz hava
miktarini hesaplamak için asagidaki islemler uygulanir.
Örnek olarak 20m.'ye 21 dk.'lik bir dalis planliyoruz.Öncelikle bilmemiz
gereken sabit, normal olarak bir kisinin dakikada ne kadar hava tüketecegidir.Bu
deger, deniz seviyesinde 25 lt./dak.'dir ve derine inildikçe degisen basinca
bagli olarak, o derinlikteki ortam basinci ile çarpilmalidir. Örnegimizde
20m.'deki ortam basinci 3 bar'dir ve bu derinlikteki dakikadaki hava tüketimi:
25 lt./dak.
x 3 = 75 lt./dak.'dir.
Bu demektir
ki 20 m. derinlikte, bir dalici dakikada 75 lt. hava harcar.
Ikinci
bilmemiz gereken deger ise, hava kaynagimiz yani tüpteki hava miktari.Örnek
olarak 10lt.'lik kati hacmine sahip bir tüp içinde, 200 bar basinçta hava varsa,
bu tüpteki havanin hacmi:
Tüpteki
hava hacmi=Tüpün kati hacmi x Içindeki havanin basinci
olarak
hesaplanir ki örnegimiz için bu deger;
10 x 200 =
2000 lt. hava demektir.
Bu durumda
kabaca, inis ve çikislardaki degisen derinlikler gözönünde bulundurulmadan
sözkonusu tüpteki hava bize ;
2000 lt. /
75 dak./lt. = 26,6 dak. yeter.
Simdi bir
de, inis ve çikislarda degisen basinçlari, dolayisiyla degisen dakikadaki hava
harcama miktarlarini gözönüne alarak hesabimizi yapalim. Bunun için gereken iki
sabit inis ve çikis hizlarimizdir.Scuba dalicilari için inisteki maksimum hiz
25 m./dak.'dir.Çikista ise maksimum 10 mt./dak.'dir. Hesaplarimizda inis ve
çikis hizlarimizi sabit olarak
Buna göre,
iniste kullanilacak hava hesabi için ortalama derinlik,
20 / 2 =10 mt.dir. Bu derinlikte basinç 2 bar ve ortalama hava tüketimi ise
2 x 25lt./dak. = 50 lt./dak.'dir.Iniste harcadigimiz zaman ise ortalama 25
mt./dak. inis hizindan hesaplanarak, 20 mt. / 25 mt./dak.=0,8 dak. olarak
bulunur.Demek ki biz iniste 0,8 dakika boyunca, dakikada 50 lt. hava
sarfediyoruz.Bu da, 0,8dak. x 50 lt./dak.=40 lt. hava, iniste toplam
harcadigimiz havayi verir.
Çikista
kullanilacak hava hesabi için ortalama derinlik, yine 20 / 2 =10 mt.dir. Bu
derinlikte basinç 2 bar ve ortalama hava tüketimi ise 2 x 25 lt./dak.=50
lt./dak.'dir. Çikista harcadigimiz zaman ise ortalama 10 mt./dak. çikis
hizindan hesaplanarak, 20 mt. / 10 mt./dak.=2 dak. olarak bulunur.Demek ki biz
çikista 2 dakika boyunca, dakikada 50 lt. hava sarfediyoruz.Bu da,
2dak. x 50 lt./dak.=100 lt. hava, çikista toplam harcadigimiz havayi verir.
Maksimum
derinlikteki hava tüketimimiz için, derinlik 20mt.,dolayisiyla ortam basincimiz
3 bar'dir.Buradaki hava tüketimimiz, 3 x 25 lt./dak.= 75 lt./dak.
olur.Dalisimizi 21 dak. olarak planlamistik ve bunun yaklasik 0,8 dak.lik
süresi inis için kullanilmisti.Demek ki 21 - 0,8 = 20,2 dak.'lik süre maksimum
derinlikte geçen süreyi verir. 75 lt./dak. x 20,2 dak.= 1515 lt. havayi da
maksimum derinlikte harcariz.Inis , çikis ve maksimum derinlikteki harcadigimiz
toplam havayi bulmak için hepsini topladigimizda.
Toplam Hava
Sarfiyati= 100 + 40 + 1515 = 1655 lt. olarak bulunur.
Bu hava tüpte çikista acil durumda kalmasi gereken 50 bar'lik hava disindaki,
yani 150 bar'lik kisma karsilik gelecek hava oldugundan, kurulacak oranti ile
sarfedecegimiz hava; 1655 / 150 x 200 = 2206 lt. olarak bulunacaktir ki bizim
tüpümüzdeki 2000 lt.'lik hava ile bu dalis gerçeklestirilemez.
4-) Gazlarin Sivi Içindeki
Çözünürlügü:
Basinç altinda, gaz molekülleri, sivi molekülleri ile temas ettiginde, gaz
molekülleri kismi olarak sivinin içine nüfuz eder.Buna sivi içinde cözünme yani
"Satürasyon" denir. Çözünmüs gaz molleküleri, sivinin moleküleri
içine absorbe olur ve daha çok basinçla, daha çok gaz, sivi içinde çözünmeye
devam eder.
Besinç kaldirildiginda ise ayni islem ters olarak calismaya baslar ve gaz
molekülleri, sividan ayrilirlar.Sonunda bir denge saglanir;basinç altinda
çözünen ve basinç kaldirildiginda, tekrar gaz haline dönüsen moleküller
esitlenir. Bu denge durumuna sabit basinç altinda, "Sivinin, gaza doymuslugu"
denir. Çözünen gaz miktari,
Yani 1 bar basinçta çözünen gaz miktari, 2 barda, 2 katina çikar.
Eger gazca doymus bir sivi ile temastaki, sözkonusu gazin basinci düserse bu
sefer sivi içinde çözünmüs olan gaz molekülleri tekrar gaz haline geçmek
isteyecektir ve deminki islemin tam tersi baslayacaktir.(Henry Kanunu).Bu islem
yine denge olusuncaya kadar devam edecektir.Ancak ortam basincindaki düsme
(Sivi ile temas eden gaz2daki) gazin çözünme hizindan daha cabuk olursa ,gaz
yalnizca sividan ayrilmakla kalmayacak ayni zamanda sivinin içinded gaz haline
dönüsecek ve gaz kabarciklari olsturacaktir.Bunu bir Coca Cola yada Sampanya
sisesi açtigimizda görebiliriz.
Bir dalicinin tüpünde bulunan gazlarda dalicinin vücuduna ayni sebeblerden
ötürü derine dogru indikce basincin artmasi sebebiyle çözünür.Gaz dalicinin
vücududa eriyik halinde dolasmaya baslar.
Dalicinin suyun altinda kalis süresi uzadikca vücudunda çözünen gaz miktari da
artar.Vücudunda çözünmüs tüm gazlar dalici basinç altinda kaldigi sürece eriyik
halinde kalacaktir.
Ama dalici çikisa basladigi an gazlar gitgide artarak dokulardan ayrilamaya
baslayacaktir.
Kontrollü çikislarda (yani Deco tablolarinin verdigi sürelere uyarak) bu gaz
Ancak dalici asiri hizli çikisa gecerse basinç düsüsüde hizli olacak ve bu
gazlar
5-)
GORUS/ISIK :
BUYUTME: Dalis maskeleri, gozlerin
normal ortamlari olan, hava icinde kalmalarini saglar.
ISIK SOGURUMU : Isik, su tarafindan
hem sogurulur, hemde dagitilir.Gun isigi, her biri degisik derinliklerde
sogurulan, degisik renkteki isinlarin bir bilesimidir. Butun renkler toplam
isigin bir parcasi oldugundan, derinlik arttikca isik azalir. En cabuk kaybolan
renk kirmizidir, yalnizca mavi isik cok derinlere kadar erisebilir.
Isik ayni zamanda su icerisindeki asili parcaciklar tarafindan tutulup,
dagitildigindan buyuk derinliklere ulasamaz. Su altinda renkleri ancak yapay
isik kaynaklari (fener) ile gormek mumkundur.
SES : Ses hizi hava icersinde ve normal sicaklikta
yaklasik ortalama 350 m/dakika dir. Su altinda ses, havadaki hizindan 3 kat
daha hizli hareket eder. Bu hiz su altinda seslerin gelis yonunu tayin etmeyi
zorlastirir. Cunku sesin yonunu tayin etmemizi saglayan, iki kulak arasi sesi
duyma suresi farki, su altinda 3 kat azalir.
ISI ILETKENLIGI : Suyun isi iletkenligi havanin 25 kati
kadardir. Sicakligi 21 C 'nin altinda olan sularda ciplak bir insanin isi
kaybetme hizi, vucudunun isi uretme hizindan daha fazladir. Boyle bir durumda
usume ve ileri durumlarda hipotermia
<medical.html> olusur.
<scuba.html><scuba.html> Güvenli Dalislar Sayfasina
Dönüs <teknik.html><teknik.html> 1* Dalis Teknikleri
DERİN DALIŞ
Bir yıldız dalıcı diplomanızı aldığınız günden bu yana sizler en fazla 18
metreye kadar olan derinliklerde gerek tecrübelerinizi artırmak gerekse
sualtının kültürel ve tabii zenginliklerini gözlemlemek amacıyla bir çok
sportif dalış gerçekleştirdiniz. Ancak sizden daha tecrübeli dalıcıların 30
metreye kadar olan derinliklere dalışlar yaptığını ve hatta eğitim amacıyla ve
eğitmenleri nezaretinde 42 metreye kadar olan derinliklere de daldıklarını
gördünüz.
Her ne kadar dalışa başladığınız ilk günlerden bu yana
sizlere derinliğin hiçbir zaman dalışta bir amaç olmaması gerektiği önemle
vurgulanmış olsa da bazı durumlarda 18 metreden daha derinlere de dalış
planlamak zorunda kalınabilmektedir. Örneğin bir batığı gözlemlemek , bir
mercan oluşumunu fotoğraflamak , bir arama ve kurtarma çalışması yapmak ve
benzeri sebeplerle nispeten derin sulara dalışlar planlanabilmektedir.
Sualtıcılık faaliyetleri basit bir takım emniyet
kurallarına uyulması şartıyla son derece güvenli ve risksiz faaliyetlerdir.
Ancak her sportif faaliyetlerde olduğu gibi limitler zorlandığında dalış sporu
da belirli riskler içermeye başlar. Özellikle 18 metre ile 42 metre arasındaki
derin dalış olarak tanımladığımız dalışları planlarken , dalış esnasında ve
dalıştan sonra özellikle alınması gereken bazı ek tedbirler mevcuttur.
Biz bu dersimizde derin dalışı sığ dalıştan ayıran bazı
faktörlerden bahsetmek istiyoruz . Dersin sonunda da sığ bir dalışa nazaran
alınması gereken ekstra güvenlik tedbirleri anlatılacaktır.
BOĞULMA, İLK
YARDIM VE TEDAVİSİ
Boğulma hava soluyan bir canlının solunum
yollarının sıvı ile dolarak ölümü olarak tanımlanır. Yarı-boğulma ya da
boğulayazma (near-drowning) ise bu aşamadaki bir canlının tekrar yaşama
döndürülmesi en azından bir süre daha yaşatılabilmesi anlamını taşır. Boğulma
dalıcılar dışındaki topluluğun önemli bir kaza nedeni olmasına rağmen dalıcılar
arasında sanılanın aksine çok daha seyrektir. Ancak su içi kazaların bir
çoğunun sonucunda boğulma oluşabilir. Bu nedenle tüm dalıcılar boğulmada ilk
yardım ve kurtarma tekniklerine hakim olmalıdır.
Araştırmaların ortaya koyduğu bir gerçek de boğulma ile alkol arasındaki yakın
ilişkidir. Alkol alımı ile gereksiz risk alabilme cesareti artmakta, tehlike
anında yargılama yeteneği bozulmakta, damar genişlemesi nedeniyle ısı kaybı
artmakta, gırtlak refleksinin bozulmasıyla solunum borusuna su daha rahat
girebilmekte ayrıca kusmaya yatkınlık artmakta ve intihara eğilim artışı
gözlenmektedir. Alkollü iken suya girmek bir dalıcının yapacağı en son hata
olmalıdır.
İnsanlarda gelişmiş gırtlak refleksi nedeniyle bazı boğulma olgularında
akciğerler kuru kalabilir. Ancak boğulma olgularında sorun akciğerler yoluyla
dokuların oksijensiz kalmalarından başka bir şey değildir. Yüksek oksijen
gereksinimi olanlar öncelikli olmak üzere tüm organlar işlev dışı kalırlar.
Bunlardan ön sırada gelenleri beyin ve kalp gibi yaşamsal organlardır.
Boğulma olgularında sırasıyla öksürük, soluma güçlüğü, göğüs ağrısı görülür.
Şok durumu geliştikten sonra dudaklar ve dil morarır, ağız kenarında
pembe-beyaz renkli köpük saptanabilir. Giderek solunum ve nabız ortadan kalkar.
Bilinci açık hasta oksijen verilerek acilen en yakın tıbbi merkeze şok
pozisyonu ve kurallarında taşınmalıdır. Tamamen iyileşen hastalar bile 24 saat
süreyle bir tıbbi merkezde bulundurulmalıdır.
Solunumu ve dolaşımı bulunmayan hastalar bir sonraki derste anlatılacak yapay
solunum ve kalp masajı tekniği ile tıbbi yardım gelene kadar tedavi edilmeye
çalışılmalıdır. Özellikle soğuk sularda 1 saatten daha uzun süre dipte kalıp
kurtarılan kazazedeler olduğu düşünülerek bu girişim tıbbi yardım gelene kadar
asla sonlandırılmamalıdır.
Kazazedenin hayati bulgularını herhangi bir tıbbi müdahale yapmadan stabil olarak bir doktor yada ambulans gelene kadar sağlamak.
İlk Değerlendirme Dairesi:
Uyarma
:Kazazedeye yaklaşılır,kazazede sözlü olarak ve köprücük kemiğine dokunarak
uyarılır. Burada kendinizi tanıtmanız önemlidir, kendinizi tanıtırken ilkyardım
eğitimi aldığınızı ve kişiye yardım etmeye geldiğinizi belirtmeniz önemlidir.
Kişinin yardımınızı reddetme hakkı vardır.
Solunum yolu kontrolü: Suni Solunum
Gerekiyorsa hastayı sırtüstü yatacak şekilde çevir
Kendine doğru çekerek yavaşça yuvarla
Solunum yollarını aç
Başını arkaya at ve çenesini kaldır.
Solunumu kontrol et
3-5 saniye süresince bak, dinle ve hisset
Eğer hasta nefes alıyorsa:
Solunum yolunu açık tut
Solunumu gözle
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et
Eğer hasta nefes almıyorsa:
İki tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsünün inip kalktığını izle
Nabzı kontrol et
Şah damarını bulup 5-10 saniye nabzı hisset
Hastanın nabzı varsa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Solunumu kontrol et
Nefes almıyorsa suni solunum yap
Nabız
yoksa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Kalp masajına başla
Suni
Solunuma başla
Solunum yolunu kafasını arkaya atıp çeneyi yukarı kaldırarak açık tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Her 5 saniyede bir bir tam nefes ver
Nefes verdikçe göğsünün kalkıp indiğini izle
1 dakika devam et (~12 nefes)
Nabzı
ve solunumu her dakika kontrol et
Nabzı bulmak için 5-10 saniye bekle
Eğer
hastanın kalbi atıyorsa ve nefes alıyorsa..
Solunum yolunu açık tut
Solunumu gözle
Eğer
hastanın kalbi atıyorsa ama hala nefes almıyorsa..
Suni solunuma devam et
Eğer
hastanın kalbi atmıyorsa ve nefes almıyorsa..
Kalp masajına başla
Eğer
suni solunum yaparken hastanın göğsü kalkmıyorsa..
Kafasını bir kez daha arkaya at
Suni solunumu bir daha dene
Eğer
hastanın göğsü hala kalkmıyorsa..
Heimlich Manevrası
Parmakla ağzın içini tara
Solunum yolunu aç ve yeniden suni solunumu dene
6
ila 10 Heimlich manevrası yap
Bir elin ayasının altını hastanın karın bölgesinin ortasına gelecek şekilde
yerleştir.
Diğer
eli birincinin üstüne koy
İleri doğru bastır
Parmakla
ağzın içini tara
Dili ve alt çeneyi başparmak ve diğer parmaklarla tut ve çeneyi kaldır,
Parmağını yanaklardan dilin arkasına doğru tara
Tıkayan objeyi dışarı çıkar
Heimlich
manevrası, parmakla ağzın içini tarama ve suni solunum adımlarını.
Hasta öksürmeye veya nefes alamaya başlayıncaya,
Tıkayan nesne çıkartılıncaya veya
Yetkili bir tıp uzmanı gelinceye kadar tekrar et
Solunum yolunun açılması:Eğer kişinin solunum yolları tıkalı ise birinci ve
üçüncü parmak ile çene kemiğinin birleştiği noktaya baskı yaparak işaret
parmağıyla hava yolları temizlenmeye çalışılır. Eğer hala açılmadıysa diyaframa
sağ ve sol el üst üste konarak karın bölgesinden diyaframı ittirir pozisyonda
diyaframa doğru bası uygulanır.
HEIMLICH MANEVRASI
Hastanın tıkandığından emin ol.
Eğer kişi tıkanmadıysa..
Öksürmeye devam etmesi için cesaretlendir
Durumu gözlemeye devam et
Eğer kişi tıkandıysa..
Yardım edebilecek birisini çağır
Karın bölgesini sık
Kollarını kişinin belinin etrafına sar
Bir elini yumruk yap
Yumruğun başparmak tarafını kişinin karnına, göbeğin hemen üstüne, göğüs
kemiğinin alt ucunun altına yerleştir
Yumruğu diğer elinle kavra
Kişinin karnını çabuk ve yukarı doğru bir hareketle sıkıştır
Her sıkış diğerinden ayrı ve tıkayan nesneyi yerinden oynatmak amaçlı olmalıdır
Karın bölgesini sıkmaya..
Nesne çıkartılıncaya,
Kişi nefes almaya veya öksürmeye başlayıncaya,
Kişi bayılıncaya,
Tıp alanında uzman bir kişi devralıncaya kadar devam et.
Hasta kendinde değil ise..
Sırtüstü çevir
Solunum yollarını, solunumu kontrol et
İki tam nefes ver, nefes hastanın ciğerlerine gitmiyorsa başı yeniden kaldır
Hastanın karnını ileri doğru hareketlerle it
Ağzının içini parmağınla tara
Hastanın kalçasından 10-15 cm öteye, hastanın vücudu ile 45 açı yapacak ve
hastanın başının arkasına bakacak şekilde diz üstü çömelin. Dikkatle hastanın
kolunu başının üstüne değecek şekilde yerleştirin Hastanın diğer kolunu,
dikkatle, avuç yukarı ve hafifçe kalçanın altına gelecek şekilde hastanın
yanına koyun Bir elinizle hastanın ensesinden tutarken diğer elinizle yatay
kolun dirseğinden tutup kendi dirseğinizle hastanın kalçasına aşağı doğru
hafifçe bastırın Hastayı, başı boynu ve gövdesiyle tek bir parça halinde kendinize
doğru çevirin Çevirmenin sonunda hasta sırt üstü ve düz bir şekilde yatıyor
olmalıdır.Herhangi bir kaza durumunda ortaya çıkan belirtiler birkaç hastalığın
belirtilerine benzeyebilir. Böyle durumlarda en ağır hastalığın tedavisini
uygulamak doğru olacaktır. Kaza halinde kazazedenin yanında sakin olmalı onu
telkin etmeliyiz. Unutulmamalı ki solunumu durmuş hatta nabzı atmayan kişiler
bile etraflarındaki olayları duyabilir ve hissedebilirler. Bir olaya müdahale
ederken koruyacağımız soğukkanlılığımız, hem olaya doğru yaklaşmamızı
sağlayacak hem de hastayı rahatlatacaktır. Bu sırada her müdahaleden önce
hastaya ne yapacağımızı söylemek onu olacaklara hazırlayacak ve panik halini
azaltacaktır.
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu her iki kurtarıcı nefesten sonra
şah damarından nabız kontrolü yapılması gereklidir. Nabız kontrolü üç parmakla
önce sağ taraftan sonra sol taraftan şah damarına baskı yaparak alınır. Eğer
nabız alınamıyorsa kalp masajına geçilir. Önemli uyarı solunum varsa nabız
alınamasa dahi kalp atıyordur,
ÇALIŞAN KALBE ASLA KALP MASAJI YAPILMAZ.
CPR(cor pulmoner resüsitasyon): Gerekiyorsa hastayı sırtüstü yatacak
şekilde çevir
Kendine doğru çekerek yavaşça yuvarla
Solunum
yollarını aç
Başını arkaya at ve çenesini kaldır.
Solunumu
kontrol et
3-5 saniye süresince bak, dinle ve hisset
Eğer
hasta nefes alıyorsa:
Solunum yolunu açık tut
Solunumu gözle
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et
Eğer
hasta nefes almıyorsa:
İki tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsün inip kalktığını izle
Nabzı
kontrol et
Şah damarını bulup 5-10 saniye nabzı hisset
Hastanın
nabzı varsa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Solunumu kontrol et
Nefes almıyorsa suni solunum yap
Nabız
yoksa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Kalp masajına başla
Elini
koyacağın yeri bul
Sternumun ucundaki çentiği bul
İki parmak üstüne diğer elinin ayasının altını yerleştir
Elini çentiğin üstünden kaldır ve diğer elinin üstüne koy
Parmaklarını göğüs bölgesinden uzak tut 15 kere bastır
Omuzlarını elinle aynı hizaya getir
Sternumu 3-5 cm bastır
10 saniyede 15 kere olacak şekilde bastır
Bastırırken elinin her an göğüs kemiğinin üstünde olmasına dikkat et
İki
tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsün inip kalktığını izle
Masaj/suni
solunum devirlerine başla
15 masaj ve iki nefesten oluşan üç devir daha yap
Nabzı
yeniden kontrol et
5 saniye için nabzı hissetmeye çalış
Eğer
kişinin nabzı varsa ve nefes alıyorsa..
Solunum yolunu açık tut
Solunumu kontrol et
Eğer
kişinin nabzı varsa ama hala nefes almıyorsa..
Uzman bir kişi gelinceye kadar suni solunuma devam et
Eğer
kişinin nabzı yoksa ve nefes almıyorsa
Uzman bir kişi gelinceye kadar kalp masajına devam et
İki
tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsün inip kalktığını izle
Masaj/suni
solunum devirlerine devam et
Doğru el pozisyonunu bul
15 masaj ve iki nefesten oluşan devirlere devam et
Nabzı her dakika kontrol et
Kanama
Kontrolü:
Kan
- Fışkırıyor ve parlak kırmızıysa - Atardamardan
- Koyu kırmızı ve devamlı akıyorsa - Toplardamardan
- Yaradan Sızıyorsa - Kılcal damarlardan geliyordur.
Eğer yaranın üstündeki deri sararmış, ıslak ve kaygansa, nabız hızlı fakat
zayıfsa ve mide bulantısı ve/veya kusma görülüyorsa, yara etrafında acı
hissediliyorsa bir iç kanama söz konusudur.
İç kanamalar için yapabileceğimiz bir şey yoktur, en kısa zamanda profesyonel
bir kişinin hastayı görmesi gerekmektedir.
Diğer kanamalarda ise en kısa zamanda kanamayı durdurmak gereklidir.
Unutulmamalıdır ki gittikçe azalan kan, sonuçta bayılmalara hatta ölüme sebep
olabilir. Kanamayı durdurmak için yapılması gereken şey yaranın üstüne direkt
basınç uygulamaktır.
Bir dış kanamayı durdurmak için şu adımları izlemek gerekir:
1) Yaranın üstüne steril bir gazlı bezi, yoksa temiz bir bezi (havlu, mendil
vs.) bastırın. Bez kullanmak yaranın mikroplarla daha az temas halinde olmasını
sağlayacaktır. Elinizi bezin üstüne koyup sıkıca bastırın. Bez bulunmadığı
taktirde hastanın kendi elini yaranın üstüne basmasını isteyin, son çare olarak
kendi elinizi yaranın üstüne bastırın.
2) Kırık olmasından şüphelenmiyorsanız yaralı bölgeyi kalp seviyesinin üstünde
tutun.
3) Bir bandajla gazlı bezi yaranın üstüne sabitleyin.
4) Bandaj kanla ıslansa da kanlanmış bandajları yerlerinden çıkarmayın, yeni
gazlı bezler koyun.
5) Kanama devam ediyorsa basınç noktalarına basınç uygulayın.
6) Solunum yollarını ve solunumu kontrol etmeye devam edin. Hastanın durumunu
yakından takip edin.
Şok durumu :
İnsan
vücudundaki hayati fonksiyonların bozulmasından dolayı gerçekleşen bilinç kaybı
ve benzeri durumlardır.Solgun ve kaygan deri , periferik dolaşımın
yetersizliği,kan akımının yaygın yetersizliği (zayıf hissedilen hızlı nabız) ,
solunum artması vücut ısısının düşmesi gibi.
Şokta kişi rahat pozisyonlandırılır ve ısı korunarak eğer herhangi bir vücut
bütünlüğünde bozulma yoksa kişinin ayaklarının 15-20 cm yükseltilerek bir
doktor çağrılır.İlaç , içecek , yiyecek ve benzeri verilmemesi gerekmektedir.
İlk değerlendirme dairesi tekrar baştan yapılır bu doktor gelinceye kadar devam
eder.
İkinci değerlendirme dairesi :
Kazazedeye
ağrısının olup olmadığı , daha önceden geçirmiş olduğu önemli rahatsızlığının
olup olmadığının ,hareket ettiremediği bir yerinin olup olmadığı sorulması
Herhangi bir kanamanın olup olmadığı , periferik nabızların kontrolü ,baş
bölgesinden başlayarak tüm vücutta herhangi bir kırığın olup olmadığının
kontrolü eğer kırık tespit edilmişse kırığın şekli bozulmadan atelle sabitlenir
, eğer açık kırık varsa bölge steril gazlı bezle sarılır.
Kazazedenin taşınmasında boyun ve bel omurlarının sabitlenmesi şarttır mümkünse
bir doktor gelene kadar kazazedenin pozisyonunun bozulmamasında fayda vardır.
Isı iletiminden doğan problemler :
Hipertermi:
Kişinin
vücut ısısının aşırı artması sonucu kişinin vital bulgularındaki
bozulmadır.Terleme , halsizlik , baş dönmesi, sararmış doku ve ıslak kaygan bir
cilt Kişinin yaptığı aktivite durdurulur , soğuk suyla kişi soğutulur
Havale :
Vücudun
kendi kendini soğutamamasından kaynaklanan bir durumla karşılaşıldığında
vücudun aşırı ısınmasıdır.Doku rengi kırmızıya yakın ,hasta şaşkın ve ne
yaptığını bilmiyor, vücut sıcaklığı 40 dereceye yaklaşır ,hızlı nabız.Kişi
aktif soğutulur(koltuk altı,kasık bölgesi,boyun ve alın bölgesi buzlu su veya
alkole batırılmış bir bezle) ve doktor çağırılır.
Hipotermi:
Aşırı ısı düşmesi sonucu vücudun ısısındaki azalmadır .Titreme , hızlı nefes alma, halsizlik , kasılmalar , kol ve bacaklarda kan dolaşımının azalması ,karar verememe bilinç kaybı gibi.Kişi soğuk ortamdan uzaklaştırılır.Kuru giysiler giydirilir alkol ve kafeinsiz sıcak içecekler (vücut ısısına yakın)verilir ve doktor çağrılır .Asla aktif ısıtma yapılmaz.
GECE DALIŞINDA
KULLANILAN MALZEMELER :
Gece ve gündüz dalışları arasında malzeme olarak aydınlatma gereçleri
haricinde bir malzeme farkı yoktur.
Aydınlatma
gereçlerini şu şekilde sınıflandırabiliriz :
# Ana aydınlatma feneri : Çevreyi görebilmek
için kullanılır. Genellikle halojen ampullü ve
6 voltluk pilleri (4x1,5 volt gibi)
oranlardan seçilmelidir. Çok uzun süreli aydınlatma sağladıkları
için şarj edilebilir. Nikel kadmiyum ve
yüksek miliamperli pilleri tercih ediniz. (Örneğin; Size’ı
C olan ve her biri 4400 miliamper olan
nikel kadmiyum şarj edilebilir piller 400 miliamper
ile 12-14 saat arasında şarj edilirse
devamlı açık kalması halinde 5,5-6,5 saat arası aydınlatma
yapabilir.)
Maskenin yan kayışlarına
takılabilir, dalış elbisesinin neopren başlığına veya PVC kafa koruyucu
miğferlerin üzerine özel bağlantı donanımı ile tutturulabilir, BC nin cırtlı
omuz bantlarına veya ön ayar kolonlarına özel donanımı ile yerleştirilebilir,
bilek ile dirsek arasına özel kılıfı ile bağlanabilir. Genellikle başa
takılanları en kullanışlı olanlarıdır, çünkü göz, hangi enstrümanı incelemek
veya ayaklamak için ona çevrilirse başa bağlı olan bu ışık da aynı yöne dönüp
orayı aydınlatır.
İkinci bir
özelliği ise muhtelif renklerde başlığı olmasıdır. Genellikle bir tanınma
feneri satılırken 4-5 ayrı renkte plastik başlıkla satılır. Bunun gerekçesi
dalıcıların birbirlerini değişik renklerdeki ferdi tanınma fenerlerinden
belirlemeleridir.
Örneğin;
sizin beyaz tanınma feneriniz vardır, dalış eşinizin kırmızı, dalış
liderinin de mavi olabilir.
Pille çalışan bu tanınma fenerlerinin dalış anında herkeste aynı yere
takılması gereklidir.
Tanınma fenerleri başlıca şuralara takılır :
Tüp manifoldu ile regülatörün 1 ci kademesi arasına
Tüpü BC’ye bağlayan tokalı kolonun arkaya bakan kısmına
Sol kolun omuzla dirsek arasında arkaya bakan tarafına
BC’nin sol omuz cırtlı bantına veya bundan geçen inflatör hortumunun
omuz hizasına
Ferdi tanınma ışığı daha suya girmeden önce yakılır ve dalıcı
Su altında çakarlı bir fenerin
giriş-çıkış noktasını belirlemesi özellikle gece dalışı eğitimlerinde ilk gece
dalışı eğitimini yapan kursiyerlere büyük güven verir ve üzerlerindeki
karanlığın psikolojik baskısı nedeniyle çıkacakları yeri bulamama endişesini
giderir.
Bazı dalıcıların çakarlı fenerleri kollarına bağlı olarak veya BC’lerine
asılı olarak taşıdığı görülür. Bu fenerler gerek su altında gerekse su üstünde
tehlike durumu haricinde kesinlikle dalıcı üzerinde çalıştırılmamalıdır.
GECE DALIŞLARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ HUSUSLAR :
Şayet derinlik göstergenizde
fosforlu kadran yoksa, fenerleriniz de çalışmadığı için çıkış hızınızı
regülatörünüzden çıkan hava kabarcıklarını elle kontrol ederek yapabilirsiniz.
Bunun için elinizde eldiven varsa çıkarıp eldivenlerinizi BC nin ceplerine veya
kayışlarına sokunuz sonra çıplak ellerinize temas edişini hissedin ve palet
vurmaya başlayın. Böylece yukarı çıkışa başlarsınız. Çıkışınız süresince
bubble’ların temasını ellerinizle hissetmelisiniz bu sizin çıkış hızınızın hava
kabarcıklarından daha süratli olmadığını gösterir. Şayet yükselirken
kabarcıkların elinize temasını hissetmiyorsanız hızlı çıkıyorsunuz demektir o
zaman palet vuruşunuzu ağırlaştırın çünkü bubble’lardan daha hızlı
yükselmemelisiniz.
Satha ulaştıktan sonra BC nizi
şişirip inflatör hortumunuza takılı olan düdükle dalış eşinize sinyal verip onun
fener ışığını arayın o da aşağıda sizi kaybedince çevresini kontrol etmiş ve
satha çıkmıştır. Satıhta buluştuktan sonra dalış eşinizle beraber çıkış
noktanıza doğru yüzebilirsiniz. Çıkış noktanızdaki güvenlik görevlisine daha
önce belirtildiği şekilde okey işaretini vermeyi unutmayınız.
Gece dalışı için suya girmeye hazırlanan gruba grup
liderinin özellikle şunu hatırlatmasında fayda vardır; Gece dalışı bir grup
faaliyetidir ve gündüz dalışından daha fazla dikkat gerektirir. Özellikle
grubun kesinlikle dağılmaması, gerek boddy’si ile gerekse kendi başına gruptan
ayrılarak bitki, balık, mağara, batık vs. tetkik etmek için riske atılmaması
gereklidir. Grup kesinlikle grup liderinin peşinden gidecektir. Bu nedenle grup
liderinin diğer dalıcılarla karışmaması için daha önce de belirtilen ferdi
tanınma ışığı rengini unutmamak gerekir.
DALIŞ
EKİPMANLARI Bu konumuzda SCUBA ekipmanları adı altında
gruplandırılan regülatör, ahtapot(oktopus) , konsol,tüp,tüp
vanaları,rezerv mekanizması, yüzerlilik ceketi(BC) ve diğer malzemelerin
çalışma prensipleri,fonksiyonları ,kuşanılmaları ve bakımlarını işleyeceğiz. Regülatör,Ahtapot ve Konsol: Sualtında derine indikçe her 10 metrede 1 atm.
artan ortam basıncı söz konusudur. 1 atm. atmosferik basınç ta eklendiğinde 10 metrede 2
atm., 20 metrede 3 atm. vb. şekilde ortam basıncına maruz kalıyoruz
demektir.Sualtında nefes alabilmek ve vücudumuz üzerindeki dış basınçla
,içindeki boşluklarda oluşan iç basıncı dengeleyebilmek için ortam
basıncında hava solumamız gereklidir.Tüpümüz bu şartı sağlayabilmek
ve sualtında yeteri kadar kalabilmemiz için yüksek basınçlı hava (200
atm) ile doldurulmuştur. Regülatör, tüpteki yüksek basınçlı havayı
solunabilir ortam basıncına indiren ekipmandır. İlk üretildiği yıllarda
regülatör tek kademeli ve çift hortumlu olarak dizayn edilmişti(Deva
tipi), bu tip regülatörler günümüzde artık üretilmemektedir.Bu regülatörlerde
basınç tek kademede ortam basıncına indirilmekteydi ve arıza durumunda ciddi
problemler oluşabilmekteydi.Tüpün vanasına bağlanan tek kademeden
başımızın iki tarafından gelen körüklü çift hortum ağzımızın önünde bir maps
üzerinde birleşir ve sağ hortumdan hava gelmekte ,sol hortumdan üflenen hava
dışarı çıkmaktaydı.Bunu hortumların maps kısmındaki supaplar sağlamaktaydı.Bu
supaplardaki bir arıza aynı nefesin tekrar tekrar solunmasına neden
olmaktaydı.Ayrıca önümüzdeki konularda göreceğimiz çimlenme denilen ,aynı
regülatörden iki kişinin sırayla nefes alması (acil durumlarda)
uygulanamamaktaydı.Regülatörün ağızdan çıkarılması halinde ise içine giren
suyun tahliyesi oldukça zordu.Bütün bu nedenlerden dolayı bu tip
regülatörlerden vazgeçilmiş ve bugün kullandığımız iki kademeli ve tek
hortumlu(Pro tipi) regülatörler kullanılmaya başlanılmıştır.Bu regülatörler
tüpün vanasına bağlanış şekline göre DIN veya INT (Yoke) regülatör olarak
ayrılırlar. Ülkemizde çoğunlukla rastlayacağımız Int normu
regülatörler olup hem tüp vanalarının birçoğunda hem de regülatörlerde basit
bir adaptörle bir normdan diğerine geçmek oldukça basittir.Bu regülatörlerde
birinci kademe tüpün vanasına monte edilen yüksek basınç ve orta basınç
kısmından, ikinci kademe ağzımızda soluma amacıyla kullandığımız düşük basınç
kısmından oluşur.
Birinci kademede 4 ila 6 çıkış vardır.Bunlardan en az
biri yüksek basınç odacığına açılır. Bu çıkış yüksek basınç çıkışıdır ve HP
(High Pressure) harfleriyle birinci kademe üzerinde belirtilir.Bu çıkışa
tüpümüzdeki basıncı görebilmemiz için sadece manometre bağlanabileceği gibi
,manometreyle birlikte derinlik saati bulunan ikili konsol veya pusula ilave
edilerek üçlü konsol diye adlandırılan konsol da takılabilir.Dalış
bilgisayarlarının da konsol olarak kullanıldığı modeller vardır.Birinci
kademe de bir de orta basınç odası bulunur.Orta basınç odasında deniz suyunun
uyguladığı ortam basıncı ve 8.5-10.5 atm. kuvvetindeki yayın baskısıyla [ ortam
basıncı +(8.5-10.5) atm] ‘lik havanın izin veren diyafram veya piston sistemi
mevcuttur ve bu orta basıncın geçmesine izin verilen odada genellikle 4 düşük
basınç çıkışı mevcuttur.Bu çıkışlardan birine regülatörümüzün ikinci kademesi
, birine ahtapot veya oktopus denilen ikinci bir 2.kademe ki bu bir emniyet
malzemesidir dalış arkadaşımızda herhangi bir sebeple hava problemi oluşursa
bizimkini kullanabilmesi içindir.Bir diğer çıkışa BC diye adlandırılan
yüzerlik dengeleyici yeleğimizin( ileriki paragraflarda daha geniş
bahsedeceğiz) kamçısı(inflatör) monte edilerek tüpten gelen havayla
şişirilebilir.Dördüncü düşük basınç çıkışına da eğer kullanılıyorsa kuru
elbise inflatör kamçısı monte edilebilmektedir. İkinci kademe ise yine bir diyafram yardımıyla deniz
suyunun oluşturduğu baskıyı ileten ve ortam basıncında hava geçmesine
izin veren bir sisteme sahiptir ve ağzımızın önünde devamlı ortam basıncında
solunabilir hava olmasını sağlar. Tüm dalış malzemelerimiz hayati öneme sahip
malzemelerdir.Ancak regülatörümüz soluduğumuz havayı sağladığı için en hayati
malzememiz olarak değerlendirilebilir. Birinci kademenin tüpün vanasına
bağlanan hava girişi sızdırmaz bir tapa ile kapatılmıştır.Bu tapa ancak
regülatör tüpe monte edileceği zaman açılmalı ve hiçbir zaman regülatörün
1.kademesinin içine su kaçırılmamalıdır. Tüm malzemelerimiz olduğu gibi
regülatörümüz de güneş altında bırakılmamalıdır, rastgele bırakıldığı zaman
üzerine gelebilecek bir darbeyle bazı parçalarının kırılabileceği
unutulmamalıdır ve mutlaka dalış sonrası tatlı su ile yıkanılıp öyle
kaldırılmalıdır.Yıkama sırasında birinci, kademedeki tapanın iyi
yerleştirildiğine dikkat edilmelidir.Özellikle tüpe bağlı iken taşıma
sırasında su içinde veya kıyıda regülatörümüzün hiçbir parçası yere değmemelidir,aksi
halde içine kaçabilecek kum, çakıl, toprak dalış esnasında regülatörümüzün
arızaya geçmesine sebep olabilecektir. |
NAVİGASYON
Navigasyon (yön bulma), çeşitli cihazlar ve yöntemler kullanarak o anda
bulunulan yeri belirleme, yönü bulma ve ilerlenecek rotayı saptama
tekniklerinin genel adıdır. Karada, havada, su üstünde ve su altında yön
bulmaya Navigasyon denir.
Sualtında yapılan navigasyonun iki temel amacı vardır:
1.Dalınan noktadan geri çıkmak.
2.Tariflenmiş bir noktayı bulmak.
Sualtı navigasyonu öz güven sağlayıp dalış planının daha kontrollü olmasını
sağlar. Tam olarak nerede olunduğunu bilmeden dalmak dalıştan alınan zevki
azaltarak stres seviyesini a