[  Ana Sayfa ] 

   

 

 

 

 

 

             

 


 

 

 

 

 

      

 

 

 

 

DALIS REHBERİ

 

 

 

yukarı

Scuba nedir?

 

 

 

 

yukarı

Dalış fiziği hakkında herşey


Dalisin, Fizik ile Ne alakasi Var ?
Dalis esnasinda insanin girdigi ortam normal yasadigi ortamdan tamamen farkli fiziksel özelliklere sahip bir ortamdir.Basinç, isi, isik gibi fiziksel olarak farkliliklar gösteren bu ortamda, ancak kisa bir süre ve belli basli yardimci teknik ekipmanlarla kalabilir.Sözkonusu ortama ait sartlar hakkinda temel bilgilere sahip olmasi, güvenli ve risksiz dalislar yapmasini saglar ki bu temel bilgilere birkaç temel fizik ve kimyasal kanun da dahildir.

1-) Basinç
Basinç, 1 cm²'lik alana uygulanan Newton cinsinden(N, 1N=kgm/ s²) kuvvet miktari olarak tanimlanir ve basinç da (1 Bar=10N/cm²=1 kg-kuvvet/cm²) olarak ölçülür.

Hava Basinci (Atmosferik Basinç):

Yeryüzünde, deniz seviyesinde her 1cm²'lik alana 1 kg'lik hava basinci uygulanir.Dolayisiyla hava basinci 1kg/cm², yani 1 bar'dir.Biz bunu Atmosferik Basinç olarak adlandiriyoruz(Hava Basinci).Yüksek yerlerde, yani irtifada da deniz seviyesindeki hava basinci hava katmaninin incelmesinden dolayi düser.Yüksek yerlerdeki bu basinç degisikliginin bizleri ilgilendiren bölümü ise irtifada yapilacak göl dalislari açisindan önemidir.

Yükseklik (m)Hava Basinci bar015000,9510000,9015000,8520000,8025000,7530000,70Dikkat:Basinç azalmasi her 1000mt'de 0,1 bar'dir.

Su Basinci (Hidrostatik Basinç):
Su, havadan 800 kere daha yogundur.Yani havaya oranla basinci çok daha yüksektir.10 m yüksekliginde bir su sütununun basinci 1 cm²'lik bir yüzeye 1 kg'dir.Yani 1kg/cm²=1 bar'dir.Biz bunu Hidrostatik Basinç olarak adlandiriyoruz(Su basinci).Su basinci her 10 mt'de 1 bar artar.



Derinlik (m)Su Basinci (bar)101202303404Mutlak Basinç (Ortam Basinci) :
10 mt'deki su basincinin üzerine, bir de havanin deniz yüzeyine uyguladigi 1 bar'lik atmosferik basinci da eklersek; denizaltindaki 10 mt derinlikteki ortam basinci 1bar(Su basinci)+1 bar(Hava basinci)=2bar olur ki; biz bunu 10 mt'deki Mutlak Basinç , olarak adlandiriyoruz.

Derinlik (m)Ortam Basinci (Su basinci+Hava Basinci) bar00+1=1101+1=2202+1=3303+1=4405Dikkat:Her derinlikte hesaba etkiyen hava basinci sabit ve 1 bar'dir.

Alistirma Sorusu:Asagidaki derinliklerdeki ortam basinçlarini hesaplayiniz.
a)60 m.
b)25 m.
c)3 m.

2-) Gazlar ve Kanunlari:
Dalis tüpleri, sportif dalislarda, normalde soludugumuz hava ile doldurulur.Bu havanin kimyasal karisimi asagidaki gibidir.

%78 ... Azot (N)
%21 ... Oksijen (O)
% 1 ... Karbondioksit ve Diger Gazlar.

Ayrica sanayi tipi derin dalislarda, normaldekinden farkli gaz karisimlari da kullanilir.Örnegin Heliox(Helium+Oksijen) veya Trimix(Helium+Azot+Oksijen). Insan vucudunda kimyasal veya fiziksel bir zarara yol açmayan Azot, Helium, Argon gibi dolgu gazlarina Insert gazlar denir.

Dalton Kanunu:
Bir gaz karisimindaki, gazlarin kismi basinçlarinin toplam, o gaz karisiminin toplam basincini verir.

Pt=P1+P2+P3+P4+P5+P6..................Pn
Henry Kanunu:
Sabit sicaklikta gazlarin sivi içindeki çözünürlügü, kismi basinçlari ile dogru orantilidir.

Charles Kanunu:
Sabit basinç altinda, gazin hacmi ile sicakligi arasindaki oran sabittir ve dogru orantilidir.
V1 x T1 = V2 x T2

Boyle-Mariotte Kanunu:
Sabit sicaklikta, bir gazin basinci ile hacmi arasindaki oran sabittir ve ters orantilidir.
P x V à sabittir.

Agzi açik bir metal kap ters çevrilip suya batirildiginda olusan basinç degisimi sekilde görülmektedir.Derine batirildikça, yani basinç arttikça, kaptaki havanin hacmi azalmaktadir.

Bunun tam tersi bir balona uygulanir ve balon dipte sisirilip de yukari gönderilirse, balonun hacmi artacak ve hatta yüzeyde patlayabilecektir.
P1 à Gazin ilk durumdaki basinci,

V1 à Gazin ilk durumdaki hacmi,
P2 à Gazin ikinci durumdaki basinci,
V2 à Gazin ikinci durumdaki hacmi olmak üzere;

P1 x V1 = P2 x V2

Bu kanun, bir dalicinin bilmesi gereken en önemli kanundur. Derinlikle degisen basinç, dalislarda inis ve çikislarda, dalicinin vucudunda ve dalis cihazlarinda degisiklige neden olur.Ayrica bir dalici, kendine yetecek kadar havayi, çesitli derinliklerdeki basinç degisikliklerine göre hesaplayabilmeli. Bir dalici için sözkonusu olan, ana olarak iki tip hava boslugu vardir:

Degisken Hava Bosluklari:
1.Akcigerler
2.Mide (Hava yutuldugu zaman).
3.Bagirsaklar.
4.Neopren elbiseler.
5.Kuru elbise.

Sabit Hava Bosluklari:
1.Orta kulak.
2.Sinüsler.
3.Dolgusu iyi yapilmamis disler.
4.Burun (Tikali oldugunda)
5.Dalis maskesi.
6.Tüpünüz.

Sabit hava bosluklarinda basinç azalmasi ve artmasi olusur.Degisken hava bosluklarinda ise hacim degisikligi meydana gelir.
Örnek olarak bir serbest dalicinin cigeri, derine indikçe artan basinçtan dolayi büzüsecektir.Çikista ise azalan basinçtan dolayi, genlesip, eski formunu alacaktir.Bu nedenle serbest dalici aldigi yerde, havayi tahliye ettigi için herhangi bir tehlikeye maruz kalmaz.Fakat ayni durum Scuba dalici için geçerli degildir.Scuba dalici derinde, yani basinç altinda aldigi havayi, tutup da yukari çikmaya kalkisirsa; aldigi basinçli hava, çikista, azalan ortam basincindan dolayi , cigerde genlesmek isteyecektir(Bkz.Balon örnegi). Genlesmek isteyen cigerdeki bu hava, ciger kapasitesini zorlayacak; sonuç olarak, tutulup, tahliye edilmesine izin verilmeyen nefesten dolayi ciger zarar görebilecektir(Akciger barotravmasi).Bu nedenle Scuba dalisin altin kurali:
"DALIS ESNASINDA ASLA NEFES TUTMA"dir.

Örnek:Bir scuba dalicisi, 40m.'de cigerinde 2 lt. hava kalacak sekilde nefes vermistir.O anda da hava kaynagi tükenmistir.Herhangibir sekilde nefes almadan yüzeye çikmak zorundadir.Dalisin altin kuralini uygulamadigini ve nefes tuttugunu varsaydigimiz bu dalicinin cigerlerindeki hava miktari yüzeye vardiginda ne olacaktir ?

P1 x V1= P2 x V2
P1à 40 m.'deki basinç
V1à 40 m.'deki hacim.
P2 à0 m.yüzeydeki basinç
V2à 0 m.yüzeydeki hacim.

5bar x 2 lt.=1bar x V2
V2=10 lt.

Bu durumda dalicinin akcigeri bu hacme kadar genlesemeyip, ciddi rahatsizliklara yol açacaktir.

3-) Hava Hesaplari:
Dalis öncesinde yapmamiz gereken dalis planina uygun olarak harcayacagimiz hava miktarini hesaplamak için asagidaki islemler uygulanir.
Örnek olarak 20m.'ye 21 dk.'lik bir dalis planliyoruz.Öncelikle bilmemiz gereken sabit, normal olarak bir kisinin dakikada ne kadar hava tüketecegidir.Bu deger, deniz seviyesinde 25 lt./dak.'dir ve derine inildikçe degisen basinca bagli olarak, o derinlikteki ortam basinci ile çarpilmalidir. Örnegimizde 20m.'deki ortam basinci 3 bar'dir ve bu derinlikteki dakikadaki hava tüketimi:

25 lt./dak. x 3 = 75 lt./dak.'dir.

Bu demektir ki 20 m. derinlikte, bir dalici dakikada 75 lt. hava harcar.

Ikinci bilmemiz gereken deger ise, hava kaynagimiz yani tüpteki hava miktari.Örnek olarak 10lt.'lik kati hacmine sahip bir tüp içinde, 200 bar basinçta hava varsa, bu tüpteki havanin hacmi:

Tüpteki hava hacmi=Tüpün kati hacmi x Içindeki havanin basinci

olarak hesaplanir ki örnegimiz için bu deger;

10 x 200 = 2000 lt. hava demektir.

Bu durumda kabaca, inis ve çikislardaki degisen derinlikler gözönünde bulundurulmadan sözkonusu tüpteki hava bize ;

2000 lt. / 75 dak./lt. = 26,6 dak. yeter.

Simdi bir de, inis ve çikislarda degisen basinçlari, dolayisiyla degisen dakikadaki hava harcama miktarlarini gözönüne alarak hesabimizi yapalim. Bunun için gereken iki sabit inis ve çikis hizlarimizdir.Scuba dalicilari için inisteki maksimum hiz 25 m./dak.'dir.Çikista ise maksimum 10 mt./dak.'dir. Hesaplarimizda inis ve çikis hizlarimizi sabit olarak kabul edecegiz ve bu nedenle degisen her derinlikte tek tek hava hesabi yapmak yerine indigimiz derinligi ikiye bölerek ortalama derinligi hesaplayip, bu derinlikteki hava sarfiyatini gözönüne alacagiz.

Buna göre, iniste kullanilacak hava hesabi için ortalama derinlik,
20 / 2 =10 mt.dir. Bu derinlikte basinç 2 bar ve ortalama hava tüketimi ise
2 x 25lt./dak. = 50 lt./dak.'dir.Iniste harcadigimiz zaman ise ortalama 25 mt./dak. inis hizindan hesaplanarak, 20 mt. / 25 mt./dak.=0,8 dak. olarak bulunur.Demek ki biz iniste 0,8 dakika boyunca, dakikada 50 lt. hava sarfediyoruz.Bu da, 0,8dak. x 50 lt./dak.=40 lt. hava, iniste toplam harcadigimiz havayi verir.

Çikista kullanilacak hava hesabi için ortalama derinlik, yine 20 / 2 =10 mt.dir. Bu derinlikte basinç 2 bar ve ortalama hava tüketimi ise 2 x 25 lt./dak.=50 lt./dak.'dir. Çikista harcadigimiz zaman ise ortalama 10 mt./dak. çikis hizindan hesaplanarak, 20 mt. / 10 mt./dak.=2 dak. olarak bulunur.Demek ki biz çikista 2 dakika boyunca, dakikada 50 lt. hava sarfediyoruz.Bu da,
2dak. x 50 lt./dak.=100 lt. hava, çikista toplam harcadigimiz havayi verir.

Maksimum derinlikteki hava tüketimimiz için, derinlik 20mt.,dolayisiyla ortam basincimiz 3 bar'dir.Buradaki hava tüketimimiz, 3 x 25 lt./dak.= 75 lt./dak. olur.Dalisimizi 21 dak. olarak planlamistik ve bunun yaklasik 0,8 dak.lik süresi inis için kullanilmisti.Demek ki 21 - 0,8 = 20,2 dak.'lik süre maksimum derinlikte geçen süreyi verir. 75 lt./dak. x 20,2 dak.= 1515 lt. havayi da maksimum derinlikte harcariz.Inis , çikis ve maksimum derinlikteki harcadigimiz toplam havayi bulmak için hepsini topladigimizda.

Toplam Hava Sarfiyati= 100 + 40 + 1515 = 1655 lt. olarak bulunur.
Bu hava tüpte çikista acil durumda kalmasi gereken 50 bar'lik hava disindaki, yani 150 bar'lik kisma karsilik gelecek hava oldugundan, kurulacak oranti ile sarfedecegimiz hava; 1655 / 150 x 200 = 2206 lt. olarak bulunacaktir ki bizim tüpümüzdeki 2000 lt.'lik hava ile bu dalis gerçeklestirilemez.

4-) Gazlarin Sivi Içindeki Çözünürlügü:
Basinç altinda, gaz molekülleri, sivi molekülleri ile temas ettiginde, gaz molekülleri kismi olarak sivinin içine nüfuz eder.Buna sivi içinde cözünme yani "Satürasyon" denir. Çözünmüs gaz molleküleri, sivinin moleküleri içine absorbe olur ve daha çok basinçla, daha çok gaz, sivi içinde çözünmeye devam eder.
Besinç kaldirildiginda ise ayni islem ters olarak calismaya baslar ve gaz molekülleri, sividan ayrilirlar.Sonunda bir denge saglanir;basinç altinda çözünen ve basinç kaldirildiginda, tekrar gaz haline dönüsen moleküller esitlenir. Bu denge durumuna sabit basinç altinda, "Sivinin, gaza doymuslugu" denir. Çözünen gaz miktari, gaza veya sivinin özeliklerine baglidir.Örnegin azot gazi, yagda, sudakine oranla, bes kati daha fazla çözünür.Ayrica, gazin çözünürlügü ortam basinci ve isisina da baglidir.
Yani 1 bar basinçta çözünen gaz miktari, 2 barda, 2 katina çikar.
Eger gazca doymus bir sivi ile temastaki, sözkonusu gazin basinci düserse bu sefer sivi içinde çözünmüs olan gaz molekülleri tekrar gaz haline geçmek isteyecektir ve deminki islemin tam tersi baslayacaktir.(Henry Kanunu).Bu islem yine denge olusuncaya kadar devam edecektir.Ancak ortam basincindaki düsme (Sivi ile temas eden gaz2daki) gazin çözünme hizindan daha cabuk olursa ,gaz yalnizca sividan ayrilmakla kalmayacak ayni zamanda sivinin içinded gaz haline dönüsecek ve gaz kabarciklari olsturacaktir.Bunu bir Coca Cola yada Sampanya sisesi açtigimizda görebiliriz.
Bir dalicinin tüpünde bulunan gazlarda dalicinin vücuduna ayni sebeblerden ötürü derine dogru indikce basincin artmasi sebebiyle çözünür.Gaz dalicinin vücududa eriyik halinde dolasmaya baslar.
Dalicinin suyun altinda kalis süresi uzadikca vücudunda çözünen gaz miktari da artar.Vücudunda çözünmüs tüm gazlar dalici basinç altinda kaldigi sürece eriyik halinde kalacaktir.
Ama dalici çikisa basladigi an gazlar gitgide artarak dokulardan ayrilamaya baslayacaktir.
Kontrollü çikislarda (yani Deco tablolarinin verdigi sürelere uyarak) bu gaz kan tarafindan dokulardan alinip akçigerlere tasinacaktir ve dalici nefes vererek bunlari çigerinden atacaktir.
Ancak dalici asiri hizli çikisa gecerse basinç düsüsüde hizli olacak ve bu gazlar kan içinde kabarcik haline dönüsecek ve kanin dokulara ulasmasini engeleyecek,damarlari tikayacaktir.

5-) GORUS/ISIK :
BUYUTME: Dalis maskeleri, gozlerin normal ortamlari olan, hava icinde kalmalarini saglar. Eger hava boslugu olmaz ise, net goruntu saglanmasi imkansizlasir. Ancak sudan maske icerisindeki havaya giren isik, su-hava yogunlugu farki sebebi ile kirilir. Bu yuzden su altinda nesneler %33 daha buyuk ve %25 daha yakin gorunur.
ISIK SOGURUMU : Isik, su tarafindan hem sogurulur, hemde dagitilir.Gun isigi, her biri degisik derinliklerde sogurulan, degisik renkteki isinlarin bir bilesimidir. Butun renkler toplam isigin bir parcasi oldugundan, derinlik arttikca isik azalir. En cabuk kaybolan renk kirmizidir, yalnizca mavi isik cok derinlere kadar erisebilir.
Isik ayni zamanda su icerisindeki asili parcaciklar tarafindan tutulup, dagitildigindan buyuk derinliklere ulasamaz. Su altinda renkleri ancak yapay isik kaynaklari (fener) ile gormek mumkundur.

SES : Ses hizi hava icersinde ve normal sicaklikta yaklasik ortalama 350 m/dakika dir. Su altinda ses, havadaki hizindan 3 kat daha hizli hareket eder. Bu hiz su altinda seslerin gelis yonunu tayin etmeyi zorlastirir. Cunku sesin yonunu tayin etmemizi saglayan, iki kulak arasi sesi duyma suresi farki, su altinda 3 kat azalir.

ISI ILETKENLIGI : Suyun isi iletkenligi havanin 25 kati kadardir. Sicakligi 21 C 'nin altinda olan sularda ciplak bir insanin isi kaybetme hizi, vucudunun isi uretme hizindan daha fazladir. Boyle bir durumda usume ve ileri durumlarda hipotermia <medical.html> olusur.

 <scuba.html><scuba.html> Güvenli Dalislar Sayfasina Dönüs  <teknik.html><teknik.html> 1* Dalis Teknikleri

 

 

 

 

 

yukarı

Derin dalış ve kuralları

 

DERİN DALIŞ


Bir yıldız dalıcı diplomanızı aldığınız günden bu yana sizler en fazla 18 metreye kadar olan derinliklerde gerek tecrübelerinizi artırmak gerekse sualtının kültürel ve tabii zenginliklerini gözlemlemek amacıyla bir çok sportif dalış gerçekleştirdiniz. Ancak sizden daha tecrübeli dalıcıların 30 metreye kadar olan derinliklere dalışlar yaptığını ve hatta eğitim amacıyla ve eğitmenleri nezaretinde 42 metreye kadar olan derinliklere de daldıklarını gördünüz.

Her ne kadar dalışa başladığınız ilk günlerden bu yana sizlere derinliğin hiçbir zaman dalışta bir amaç olmaması gerektiği önemle vurgulanmış olsa da bazı durumlarda 18 metreden daha derinlere de dalış planlamak zorunda kalınabilmektedir. Örneğin bir batığı gözlemlemek , bir mercan oluşumunu fotoğraflamak , bir arama ve kurtarma çalışması yapmak ve benzeri sebeplerle nispeten derin sulara dalışlar planlanabilmektedir.

Sualtıcılık faaliyetleri basit bir takım emniyet kurallarına uyulması şartıyla son derece güvenli ve risksiz faaliyetlerdir. Ancak her sportif faaliyetlerde olduğu gibi limitler zorlandığında dalış sporu da belirli riskler içermeye başlar. Özellikle 18 metre ile 42 metre arasındaki derin dalış olarak tanımladığımız dalışları planlarken , dalış esnasında ve dalıştan sonra özellikle alınması gereken bazı ek tedbirler mevcuttur.

Biz bu dersimizde derin dalışı sığ dalıştan ayıran bazı faktörlerden bahsetmek istiyoruz . Dersin sonunda da sığ bir dalışa nazaran alınması gereken ekstra güvenlik tedbirleri anlatılacaktır.

 

 

 

 

yukarı

BOĞULMA, İLK YARDIM VE TEDAVİSİ

Boğulma hava soluyan bir canlının solunum yollarının sıvı ile dolarak ölümü olarak tanımlanır. Yarı-boğulma ya da boğulayazma (near-drowning) ise bu aşamadaki bir canlının tekrar yaşama döndürülmesi en azından bir süre daha yaşatılabilmesi anlamını taşır. Boğulma dalıcılar dışındaki topluluğun önemli bir kaza nedeni olmasına rağmen dalıcılar arasında sanılanın aksine çok daha seyrektir. Ancak su içi kazaların bir çoğunun sonucunda boğulma oluşabilir. Bu nedenle tüm dalıcılar boğulmada ilk yardım ve kurtarma tekniklerine hakim olmalıdır.

Araştırmaların ortaya koyduğu bir gerçek de boğulma ile alkol arasındaki yakın ilişkidir. Alkol alımı ile gereksiz risk alabilme cesareti artmakta, tehlike anında yargılama yeteneği bozulmakta, damar genişlemesi nedeniyle ısı kaybı artmakta, gırtlak refleksinin bozulmasıyla solunum borusuna su daha rahat girebilmekte ayrıca kusmaya yatkınlık artmakta ve intihara eğilim artışı gözlenmektedir. Alkollü iken suya girmek bir dalıcının yapacağı en son hata olmalıdır.

İnsanlarda gelişmiş gırtlak refleksi nedeniyle bazı boğulma olgularında akciğerler kuru kalabilir. Ancak boğulma olgularında sorun akciğerler yoluyla dokuların oksijensiz kalmalarından başka bir şey değildir. Yüksek oksijen gereksinimi olanlar öncelikli olmak üzere tüm organlar işlev dışı kalırlar. Bunlardan ön sırada gelenleri beyin ve kalp gibi yaşamsal organlardır.

Boğulma olgularında sırasıyla öksürük, soluma güçlüğü, göğüs ağrısı görülür. Şok durumu geliştikten sonra dudaklar ve dil morarır, ağız kenarında pembe-beyaz renkli köpük saptanabilir. Giderek solunum ve nabız ortadan kalkar.

Bilinci açık hasta oksijen verilerek acilen en yakın tıbbi merkeze şok pozisyonu ve kurallarında taşınmalıdır. Tamamen iyileşen hastalar bile 24 saat süreyle bir tıbbi merkezde bulundurulmalıdır.

Solunumu ve dolaşımı bulunmayan hastalar bir sonraki derste anlatılacak yapay solunum ve kalp masajı tekniği ile tıbbi yardım gelene kadar tedavi edilmeye çalışılmalıdır. Özellikle soğuk sularda 1 saatten daha uzun süre dipte kalıp kurtarılan kazazedeler olduğu düşünülerek bu girişim tıbbi yardım gelene kadar asla sonlandırılmamalıdır.


 

İlk yardım

Kazazedenin hayati bulgularını herhangi bir tıbbi müdahale yapmadan stabil olarak bir doktor yada ambulans gelene kadar sağlamak.

İlk Değerlendirme Dairesi:

Uyarma :Kazazedeye yaklaşılır,kazazede sözlü olarak ve köprücük kemiğine dokunarak uyarılır. Burada kendinizi tanıtmanız önemlidir, kendinizi tanıtırken ilkyardım eğitimi aldığınızı ve kişiye yardım etmeye geldiğinizi belirtmeniz önemlidir. Kişinin yardımınızı reddetme hakkı vardır.


Solunum yolu kontrolü: Suni Solunum


Gerekiyorsa hastayı sırtüstü yatacak şekilde çevir
Kendine doğru çekerek yavaşça yuvarla

Solunum yollarını aç
Başını arkaya at ve çenesini kaldır.

Solunumu kontrol et
3-5 saniye süresince bak, dinle ve hisset

Eğer hasta nefes alıyorsa:
Solunum yolunu açık tut
Solunumu gözle
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et

Eğer hasta nefes almıyorsa:

İki tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsünün inip kalktığını izle

Nabzı kontrol et

Şah damarını bulup 5-10 saniye nabzı hisset

Hastanın nabzı varsa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Solunumu kontrol et
Nefes almıyorsa suni solunum yap

Nabız yoksa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Kalp masajına başla

Suni Solunuma başla
Solunum yolunu kafasını arkaya atıp çeneyi yukarı kaldırarak açık tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Her 5 saniyede bir bir tam nefes ver
Nefes verdikçe göğsünün kalkıp indiğini izle
1 dakika devam et (~12 nefes)

Nabzı ve solunumu her dakika kontrol et
Nabzı bulmak için 5-10 saniye bekle

Eğer hastanın kalbi atıyorsa ve nefes alıyorsa..
Solunum yolunu açık tut
Solunumu gözle

Eğer hastanın kalbi atıyorsa ama hala nefes almıyorsa..
Suni solunuma devam et

Eğer hastanın kalbi atmıyorsa ve nefes almıyorsa..
Kalp masajına başla

Eğer suni solunum yaparken hastanın göğsü kalkmıyorsa..
Kafasını bir kez daha arkaya at
Suni solunumu bir daha dene

Eğer hastanın göğsü hala kalkmıyorsa..
Heimlich Manevrası
Parmakla ağzın içini tara
Solunum yolunu aç ve yeniden suni solunumu dene

6 ila 10 Heimlich manevrası yap
Bir elin ayasının altını hastanın karın bölgesinin ortasına gelecek şekilde yerleştir.

Diğer eli birincinin üstüne koy
İleri doğru bastır

Parmakla ağzın içini tara
Dili ve alt çeneyi başparmak ve diğer parmaklarla tut ve çeneyi kaldır,
Parmağını yanaklardan dilin arkasına doğru tara
Tıkayan objeyi dışarı çıkar

Heimlich manevrası, parmakla ağzın içini tarama ve suni solunum adımlarını.
Hasta öksürmeye veya nefes alamaya başlayıncaya,
Tıkayan nesne çıkartılıncaya veya
Yetkili bir tıp uzmanı gelinceye kadar tekrar et

Solunum yolunun açılması:Eğer kişinin solunum yolları tıkalı ise birinci ve üçüncü parmak ile çene kemiğinin birleştiği noktaya baskı yaparak işaret parmağıyla hava yolları temizlenmeye çalışılır. Eğer hala açılmadıysa diyaframa sağ ve sol el üst üste konarak karın bölgesinden diyaframı ittirir pozisyonda diyaframa doğru bası uygulanır.



HEIMLICH MANEVRASI

Hastanın tıkandığından emin ol.

Eğer kişi tıkanmadıysa..
Öksürmeye devam etmesi için cesaretlendir
Durumu gözlemeye devam et

Eğer kişi tıkandıysa..
Yardım edebilecek birisini çağır

Karın bölgesini sık
Kollarını kişinin belinin etrafına sar
Bir elini yumruk yap
Yumruğun başparmak tarafını kişinin karnına, göbeğin hemen üstüne, göğüs kemiğinin alt ucunun altına yerleştir
Yumruğu diğer elinle kavra
Kişinin karnını çabuk ve yukarı doğru bir hareketle sıkıştır
Her sıkış diğerinden ayrı ve tıkayan nesneyi yerinden oynatmak amaçlı olmalıdır

Karın bölgesini sıkmaya..
Nesne çıkartılıncaya,
Kişi nefes almaya veya öksürmeye başlayıncaya,
Kişi bayılıncaya,
Tıp alanında uzman bir kişi devralıncaya kadar devam et.


Hasta kendinde değil ise..
Sırtüstü çevir
Solunum yollarını, solunumu kontrol et
İki tam nefes ver, nefes hastanın ciğerlerine gitmiyorsa başı yeniden kaldır
Hastanın karnını ileri doğru hareketlerle it
Ağzının içini parmağınla tara


Hastanın kalçasından 10-15 cm öteye, hastanın vücudu ile 45 açı yapacak ve hastanın başının arkasına bakacak şekilde diz üstü çömelin. Dikkatle hastanın kolunu başının üstüne değecek şekilde yerleştirin Hastanın diğer kolunu, dikkatle, avuç yukarı ve hafifçe kalçanın altına gelecek şekilde hastanın yanına koyun Bir elinizle hastanın ensesinden tutarken diğer elinizle yatay kolun dirseğinden tutup kendi dirseğinizle hastanın kalçasına aşağı doğru hafifçe bastırın Hastayı, başı boynu ve gövdesiyle tek bir parça halinde kendinize doğru çevirin Çevirmenin sonunda hasta sırt üstü ve düz bir şekilde yatıyor olmalıdır.Herhangi bir kaza durumunda ortaya çıkan belirtiler birkaç hastalığın belirtilerine benzeyebilir. Böyle durumlarda en ağır hastalığın tedavisini uygulamak doğru olacaktır. Kaza halinde kazazedenin yanında sakin olmalı onu telkin etmeliyiz. Unutulmamalı ki solunumu durmuş hatta nabzı atmayan kişiler bile etraflarındaki olayları duyabilir ve hissedebilirler. Bir olaya müdahale ederken koruyacağımız soğukkanlılığımız, hem olaya doğru yaklaşmamızı sağlayacak hem de hastayı rahatlatacaktır. Bu sırada her müdahaleden önce hastaya ne yapacağımızı söylemek onu olacaklara hazırlayacak ve panik halini azaltacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu her iki kurtarıcı nefesten sonra şah damarından nabız kontrolü yapılması gereklidir. Nabız kontrolü üç parmakla önce sağ taraftan sonra sol taraftan şah damarına baskı yaparak alınır. Eğer nabız alınamıyorsa kalp masajına geçilir. Önemli uyarı solunum varsa nabız alınamasa dahi kalp atıyordur,



ÇALIŞAN KALBE ASLA KALP MASAJI YAPILMAZ.

CPR(cor pulmoner resüsitasyon): Gerekiyorsa hastayı sırtüstü yatacak şekilde çevir
Kendine doğru çekerek yavaşça yuvarla

Solunum yollarını aç
Başını arkaya at ve çenesini kaldır.

Solunumu kontrol et
3-5 saniye süresince bak, dinle ve hisset

Eğer hasta nefes alıyorsa:
Solunum yolunu açık tut
Solunumu gözle
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et

Eğer hasta nefes almıyorsa:
İki tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsün inip kalktığını izle

Nabzı kontrol et
Şah damarını bulup 5-10 saniye nabzı hisset

Hastanın nabzı varsa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Solunumu kontrol et
Nefes almıyorsa suni solunum yap

Nabız yoksa..
Ağır bir kanama olup olmadığını kontrol et, varsa kontrol altına al
Kalp masajına başla

Elini koyacağın yeri bul
Sternumun ucundaki çentiği bul
İki parmak üstüne diğer elinin ayasının altını yerleştir
Elini çentiğin üstünden kaldır ve diğer elinin üstüne koy
Parmaklarını göğüs bölgesinden uzak tut 15 kere bastır
Omuzlarını elinle aynı hizaya getir
Sternumu 3-5 cm bastır
10 saniyede 15 kere olacak şekilde bastır
Bastırırken elinin her an göğüs kemiğinin üstünde olmasına dikkat et

İki tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsün inip kalktığını izle

Masaj/suni solunum devirlerine başla
15 masaj ve iki nefesten oluşan üç devir daha yap

Nabzı yeniden kontrol et
5 saniye için nabzı hissetmeye çalış

Eğer kişinin nabzı varsa ve nefes alıyorsa..
Solunum yolunu açık tut
Solunumu kontrol et

Eğer kişinin nabzı varsa ama hala nefes almıyorsa..
Uzman bir kişi gelinceye kadar suni solunuma devam et

Eğer kişinin nabzı yoksa ve nefes almıyorsa
Uzman bir kişi gelinceye kadar kalp masajına devam et

İki tam nefes ver:
Kafasını geride tut
Burnunu parmaklarınla tıka
Dudaklarını hastanın ağzının etrafına yapıştır
Her biri 1-1½ saniye sürecek şekilde iki tam nefes ver
Nefes verdikçe hastanın göğsün inip kalktığını izle

Masaj/suni solunum devirlerine devam et
Doğru el pozisyonunu bul
15 masaj ve iki nefesten oluşan devirlere devam et
Nabzı her dakika kontrol et

Kanama Kontrolü:

Kan
- Fışkırıyor ve parlak kırmızıysa - Atardamardan
- Koyu kırmızı ve devamlı akıyorsa - Toplardamardan
- Yaradan Sızıyorsa - Kılcal damarlardan geliyordur.

Eğer yaranın üstündeki deri sararmış, ıslak ve kaygansa, nabız hızlı fakat zayıfsa ve mide bulantısı ve/veya kusma görülüyorsa, yara etrafında acı hissediliyorsa bir iç kanama söz konusudur.

İç kanamalar için yapabileceğimiz bir şey yoktur, en kısa zamanda profesyonel bir kişinin hastayı görmesi gerekmektedir.

Diğer kanamalarda ise en kısa zamanda kanamayı durdurmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki gittikçe azalan kan, sonuçta bayılmalara hatta ölüme sebep olabilir. Kanamayı durdurmak için yapılması gereken şey yaranın üstüne direkt basınç uygulamaktır.

Bir dış kanamayı durdurmak için şu adımları izlemek gerekir:

1) Yaranın üstüne steril bir gazlı bezi, yoksa temiz bir bezi (havlu, mendil vs.) bastırın. Bez kullanmak yaranın mikroplarla daha az temas halinde olmasını sağlayacaktır. Elinizi bezin üstüne koyup sıkıca bastırın. Bez bulunmadığı taktirde hastanın kendi elini yaranın üstüne basmasını isteyin, son çare olarak kendi elinizi yaranın üstüne bastırın.

2) Kırık olmasından şüphelenmiyorsanız yaralı bölgeyi kalp seviyesinin üstünde tutun.

3) Bir bandajla gazlı bezi yaranın üstüne sabitleyin.

4) Bandaj kanla ıslansa da kanlanmış bandajları yerlerinden çıkarmayın, yeni gazlı bezler koyun.

5) Kanama devam ediyorsa basınç noktalarına basınç uygulayın.

6) Solunum yollarını ve solunumu kontrol etmeye devam edin. Hastanın durumunu yakından takip edin.


Şok durumu :

İnsan vücudundaki hayati fonksiyonların bozulmasından dolayı gerçekleşen bilinç kaybı ve benzeri durumlardır.Solgun ve kaygan deri , periferik dolaşımın yetersizliği,kan akımının yaygın yetersizliği (zayıf hissedilen hızlı nabız) , solunum artması vücut ısısının düşmesi gibi.

Şokta kişi rahat pozisyonlandırılır ve ısı korunarak eğer herhangi bir vücut bütünlüğünde bozulma yoksa kişinin ayaklarının 15-20 cm yükseltilerek bir doktor çağrılır.İlaç , içecek , yiyecek ve benzeri verilmemesi gerekmektedir.

İlk değerlendirme dairesi tekrar baştan yapılır bu doktor gelinceye kadar devam eder.

İkinci değerlendirme dairesi :

Kazazedeye ağrısının olup olmadığı , daha önceden geçirmiş olduğu önemli rahatsızlığının olup olmadığının ,hareket ettiremediği bir yerinin olup olmadığı sorulması Herhangi bir kanamanın olup olmadığı , periferik nabızların kontrolü ,baş bölgesinden başlayarak tüm vücutta herhangi bir kırığın olup olmadığının kontrolü eğer kırık tespit edilmişse kırığın şekli bozulmadan atelle sabitlenir , eğer açık kırık varsa bölge steril gazlı bezle sarılır.
Kazazedenin taşınmasında boyun ve bel omurlarının sabitlenmesi şarttır mümkünse bir doktor gelene kadar kazazedenin pozisyonunun bozulmamasında fayda vardır.

Isı iletiminden doğan problemler :

Hipertermi:

Kişinin vücut ısısının aşırı artması sonucu kişinin vital bulgularındaki bozulmadır.Terleme , halsizlik , baş dönmesi, sararmış doku ve ıslak kaygan bir cilt Kişinin yaptığı aktivite durdurulur , soğuk suyla kişi soğutulur

Havale :

Vücudun kendi kendini soğutamamasından kaynaklanan bir durumla karşılaşıldığında vücudun aşırı ısınmasıdır.Doku rengi kırmızıya yakın ,hasta şaşkın ve ne yaptığını bilmiyor, vücut sıcaklığı 40 dereceye yaklaşır ,hızlı nabız.Kişi aktif soğutulur(koltuk altı,kasık bölgesi,boyun ve alın bölgesi buzlu su veya alkole batırılmış bir bezle) ve doktor çağırılır.

Hipotermi:

Aşırı ısı düşmesi sonucu vücudun ısısındaki azalmadır .Titreme , hızlı nefes alma, halsizlik , kasılmalar , kol ve bacaklarda kan dolaşımının azalması ,karar verememe bilinç kaybı gibi.Kişi soğuk ortamdan uzaklaştırılır.Kuru giysiler giydirilir alkol ve kafeinsiz sıcak içecekler (vücut ısısına yakın)verilir ve doktor çağrılır .Asla aktif ısıtma yapılmaz.

 

 

 

 

yukarı

Gece dalışı

GECE DALIŞINDA KULLANILAN MALZEMELER :
Gece ve gündüz dalışları arasında malzeme olarak aydınlatma gereçleri haricinde bir malzeme farkı yoktur.

Aydınlatma gereçlerini şu şekilde sınıflandırabiliriz :
    # Ana aydınlatma feneri : Çevreyi görebilmek için kullanılır. Genellikle halojen ampullü ve 
       6 voltluk pilleri (4x1,5 volt gibi) oranlardan seçilmelidir. Çok uzun süreli aydınlatma sağladıkları
       için şarj edilebilir. Nikel kadmiyum ve yüksek miliamperli pilleri tercih ediniz. (Örneğin; Size
ı 
       C olan ve her biri 4400 miliamper olan nikel kadmiyum şarj edilebilir piller 400 miliamper 
       ile 12-14 saat arasında şarj edilirse devamlı açık kalması halinde 5,5-6,5 saat arası aydınlatma 
       yapabilir.)

  1. Yedekleme fenerleri : Ana aydınlatma fenerinin suda kaybolması, pilinin bitmesi, ampulünün yanması veya camının kırılması halinde yedek olarak kullanıma hazır vaziyette, BC’nin üzerindeki halkalara asılı olarak duran veya BC’nin ceplerine yada özel kılıfına takılı olarak yedekte hazır tutulan, ışık ve pil gücü açısından ana aydınlatma fenerinden daha güçsüz olması kabul edilebilir fenerlerdir. Aslında en tercih edilen şekli yedek fenerin de, ana aydınlatma feneriyle aynı kalitede eşdeğer olmasıdır fakat aynı kalitede olmasa da gece dalışı için yedek fener taşınması kesinlikle gereklidir.
     
  2. Dalış enstrümanlarını (Fotoğraf makinesi, dalış bilgisayarı, pusula, derinlik saati, tüp basınç göstergesi, yazı tahtası v.s.) ayarlama, okuma ve kullanma ışığı : Bu ışık kaynağı dalıcının ellerinin serbest kalabilmesi için sadece 1-1,5 m civarında etkili olan ve elle kullanılmayan fenerlerden ibarettir.
     

 

Maskenin yan kayışlarına takılabilir, dalış elbisesinin neopren başlığına veya PVC kafa koruyucu miğferlerin üzerine özel bağlantı donanımı ile tutturulabilir, BC nin cırtlı omuz bantlarına veya ön ayar kolonlarına özel donanımı ile yerleştirilebilir, bilek ile dirsek arasına özel kılıfı ile bağlanabilir. Genellikle başa takılanları en kullanışlı olanlarıdır, çünkü göz, hangi enstrümanı incelemek veya ayaklamak için ona çevrilirse başa bağlı olan bu ışık da aynı yöne dönüp orayı aydınlatır.
 

  1. Ferdi dalıcı tanınma ışığı feneri : Bu ışıkların en belirgin özelliği aydınlatma gücünün fazla olmamasıdır çünkü dalış boyunca devamlı yanık kalacağı için diğer dalıcıların gözünü kamaştırıp görme kapasitelerini düşürür.

İkinci bir özelliği ise muhtelif renklerde başlığı olmasıdır. Genellikle bir tanınma feneri satılırken 4-5 ayrı renkte plastik başlıkla satılır. Bunun gerekçesi dalıcıların birbirlerini değişik renklerdeki ferdi tanınma fenerlerinden belirlemeleridir.

Örneğin; 
sizin beyaz tanınma feneriniz vardır, dalış eşinizin kırmızı, dalış liderinin de mavi olabilir.
Pille çalışan bu tanınma fenerlerinin dalış anında herkeste aynı yere takılması gereklidir.

Tanınma fenerleri başlıca şuralara takılır :
Tüp manifoldu ile regülatörün 1 ci kademesi arasına
Tüpü BC’ye bağlayan tokalı kolonun arkaya bakan kısmına
Sol kolun omuzla dirsek arasında arkaya bakan tarafına
BC’nin sol omuz cırtlı bantına veya bundan geçen inflatör hortumunun omuz hizasına
Ferdi tanınma ışığı daha suya girmeden önce yakılır ve dalıcı sudan tekneye veya sahile çıktığı zaman söndürülür.

  1. Ferdi tanınma ışığı kimyasal çubuğu : Aynen yukarıda belirtilen ve dalıcıların birbirini tanımalarını amaçlayan pilli ferdi tanınma fenerinin görevini yapıp yine orada belirtilen yerlere takılı olarak gece dalışı boyunca kullanılan özel kimyasal madde dolu plastik çubuklarıdır. Muhtelif renklerde imal edilmiş olup çubuğun L harfi şeklinde kıvrılması ile içindeki tüp kırılır ve meydana gelen kimyasal reaksiyon ile belirli bir süre (1-2 saat gibi) renkli ışık verir. Her dalıcıda birbirlerini tanımaları için ayrı renkte kimyasal tanınma çubuğu bulunmalıdır. Genellikle dalış lideri bu çubuğu şnorkeline bantlar.
    Dalıcılar ferdi tanınma için ya kimyasal çubuğu yada, pilli feneri kullanırlar. İkisini birden kullanmaya gerek yoktur.
    Dalış noktasından uzağa gidişlerde ve özellikle sığ sahilden suya girişlerde dönüş yolunu bulmak için navigasyonda kolaylık sağlamak amacıyla kimyasal çubukların dipte, görünür noktalara belirli aralıklarla ve çıkış noktası doğrultusunda yerleştirilmesi de bu çubukların diğer bir kullanım amacıdır.
     
  2. Suya giriş-çıkış noktalarının belirlenmesinde kullanılan çakarlı (belirli aralıklarla yanıp sönen) beyaz ışıklı fenerler : Şarjlı veya şarjsız pillerle çalışan ve otomatik belirli periyotlarla yanıp sönen bu fenerler genellikle tekneden yapılan dalışlarda teknenin merdivenine bağlanan batma özellikli bir ipe yada batmayan fakat ucunda bir ağırlık olan ipe bağlanarak teknenin altına suya indirilirler, bazen bu ipe birden fazla çakarlı fener 3-5 metre aralıkla bağlanır ve gerek düşey gerekse yatay olarak daha uzun mesafelerden su altında görülebilmeleri sağlanır.
     

 

Su altında çakarlı bir fenerin giriş-çıkış noktasını belirlemesi özellikle gece dalışı eğitimlerinde ilk gece dalışı eğitimini yapan kursiyerlere büyük güven verir ve üzerlerindeki karanlığın psikolojik baskısı nedeniyle çıkacakları yeri bulamama endişesini giderir.
Bazı dalıcıların çakarlı fenerleri kollarına bağlı olarak veya BC’lerine asılı olarak taşıdığı görülür. Bu fenerler gerek su altında gerekse su üstünde tehlike durumu haricinde kesinlikle dalıcı üzerinde çalıştırılmamalıdır.
 

  1. Sahil işaret feneri : Sahilden gece dalışına başlayanlar için sahildeki giriş-çıkış noktasını denizde satha çıkan dalıcıya gösterebilmek amacıyla kullanılan akülü, pilli veya gazlı fenerlerdir. Özellikle gece sahilde çıkış noktasını belirleyecek hiçbir ışığın (ev, sokak lambası v.s) olmaması, mehtapsız, karanlık bir gecede kıyının görülememesi halinde sahil işaret fenersiz dalınmamalıdır. Sahil işaret fenerinin yanında bekleyen güvenlik sorumlusunun ayrıca bir yedek fenerinin bulunması gereklidir, çünkü sahil işaret fenerinin de sönmesi mümkündür. Şayet bu fener sönerse dalıcıların sahip çıkış noktasını bulmaları imkansızlaşır.
  2. Makaralı kılavuz ipi : Özellikle gece dalışlarında mağara veya batığa girecek dalıcıların muhakkak yanlarında bulundurması gereken bir malzemedir. Sualtı mağaralarında ve batıklarda içeri giriş noktasını geri dönüşte bulabilmek için kullanılır. Makaraya sarılı olan bu ipin ucu giriş noktasında bir kayaya veya batıkta demire bağlanır. Makara BC’nin üzerindeki halkalara takılı olduğu için dalıcı içeriye doğru yüzdükçe makara kendiliğinden açılarak ipi arkanızdan döşer. Dönüşte makara üzerindeki kol ile ip geriye, makara üzerine sarılarak çıkış noktasına kadar gelinir. Burada çıkışta bulunan ipin ucu çözülerek makaraya sabitlenir.

GECE DALIŞLARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ HUSUSLAR :

  1. Gece dalışlarında giriş-çıkış noktalarından gündüz dalışı gibi fazla uzaklaşılmamalıdır.
  2. Gece dalışının yapıldığı sualtı bölgesinin dalış lideri tarafından daha önce gündüz dalışlarından tanınan bir bölge olmasında fayda vardır. Sualtı yapısının bilinmediği bölgelerde gece dalışı yapılmaktan kaçınılmalıdır.
  3. Gece dalışlarında çıkış için belirlenen minimum hava reservi kesinlikle gündüz dalışlarından daha fazla olarak belirlenmelidir. Örneğin; gündüz 40-50 atmosfer hava kaldığında reserve işareti verip çıkışa başlanıyorsa gece dalışlarında bu reserve 70 atmosfer gibi tutulup çıkışa başlanılmalıdır.
  4. Gece dalışlarında sualtında çakarlı fener sadece teknenin altından sarkıtılarak giriş çıkış noktalarını belirlemede kullanılır. Bazı dalgıçlar acil durumda kullanılmak üzere elbiselerinin üzerine asılı veya kola takılı olarak çakarlı fener taşımaktadırlar. Bu fenerlerin sadece acil durumda kalındığında imdat anlamında sualtında veya su üstünde kullanılması bunun haricinde kullanılmaması gerekir.
  5. Gece dalışlarında hiçbir dalıcının fenersiz olarak dalmasına müsaade edilmemelidir. Her dalıcıda bir ana, bir yedek en az iki fener bulunmalıdır.
  6. Dalıcıların sualtında fenerlerini birbirlerinin gözlerine doğru tutmaması gereklidir. Dalış ve çıkışlarda her dalıcı fenerini dalış eşinin paletlerini aydınlatacak şekilde tutmalıdır.
  7. Sualtı işaretlerinin görülmesi için fenerinizle işaret verdiğiniz elinizi aydınlatın. Bu işlemi yaparken ışığın diğer dalıcıların gözüne gelip onların gözlerini kamaştırmamaya dikkat edilmelidir.
  8. Sualtında fenerin hareket ettirilmesi ile verilen değişik işaretler öğrenilmelidir.
  9. Gece dalışında sualtında dalış eşini kaybeden dalıcı bulunduğu yerde düşey olarak durup kendi etrafında 360° dönecek ve bu dönüş esnasında fenerini vücuduna dik olarak kendisi ile beraber döndürecektir. Bu şekilde hem dalış eşinin ışığını aramış olacak hem de kendi ışığının onun tarafından görülmesini sağlayacaktır.
  10. Çıkış için dipte dalış teknenizin yada sahip çıkış noktasının işaret ışıklarını bulamadıysanız ve tüpteki havanız reserve sınırına geldiyse doğrudan satha çıkmanız gereklidir. Gece şartlarında satıhta bubble görülemeyeceği için bir teknenin yolu üzerine çıkılması tehlikeli durumlara sebep olacağından çıkış noktasında satha mümkünse üzerinde küçük bir pilli fener yada kimyasal ışık çubuğu bağlı bir deco şamandırası şişirilip yollanmasında fayda vardır. Bu sizin hem satıhta hareket halinde olan teknelerden hem de dalış tekneniz ve sahil çıkış noktanızdan da görülmenizi sağlayacaktır.
  11. Gece dalışlarında pusulanızı derinlik ve tüp basınç konsolunuzu gündüz kontrol ettiğiniz sıklıktan daha fazla kontrol ediniz. Özellikle iniş ve çıkışlarda gece şartlarından dolayı hızınızı ayarlamakta zorlanacağınız için fenerinizle derinlik saatini sürekli kontrol ederek iniş ve çıkış yapınız. Aksi halde ani derine düşme veya hızla yukarı satha fırlama sorunları ile karşılaşabilirsiniz.
  12. Karanlığın gizemli atmosferi en usta dalgıçlarda dahi gece dalışını heyecanlı hale getirir. Bu nedenle özellikle dalış sayısı az olan ve gece dalışını ilk defa yapacak olan dalıcılara dikkat edilmeli, gündüz dalışlarından daha fazla göz kontağı kurulmalıdır. Karanlıkta paletin, elin, tüpün bir yere değmesi dalıcıda panik yaratabilir. Böyle durumlarda kalınabileceği dalıştan önce özellikle tecrübesiz dalıcılara hatırlatılmalı ve gerginliklerinin artması halinde derin nefes almaları ve tecrübeli dalış eşinin elini tutmaları, satha çıkmaya teşebbüs etmemeleri hatırlatılmalıdır.
  13. Yukarıda belirtilen hususların ışığında gece dalışı yapacak dalış eşlerinden birinin daha önce muhakkak bu deneyimi kazanmış olması tercih edilmelidir.
  14. Gece dalışlarında dalış eşlerinin arka arkaya değil yan yana hareket etmeleri, tercihen daha az tecrübeli olanın usta dalıcının sağ tarafında bulunması, navigasyonda usta dalıcının yön tayinini ve dalış derinliğini talip etmesi dalışın emniyeti açısından gereklidir.
  15. Sualtı mağaralarına veya gemi batıklarına gece dalışı yapıldığında gerekli makaralı kılavuz ipi olmadan içlerine girmekten kaçınılmalıdır. Çünkü gündüz dalışlarında mağara ve batık çıkışlarını belirleyen gün ışığı sızıntısı gece dalışlarında olmadığından çıkış yolunu bulmak zorlaşır.
  16. Denizin yüksek dalgalı ve aşırı akıntılı olduğu gecelerde dalış yapılmaktan kaçınılmalıdır. Bunun sebebi yüksek dalga periyotları arasında tekne ve sahil ışıklarını kaybetme ve/veya kendi ferdi aydınlatma ışıklarının çıkış noktasındaki görevliler tarafından görülememesi tehlikesidir. Özellikle buna akıntının eklenmesi ile çok kısa sürede dalıcı tekne veya sahilden görülme mesafesinin dışına çıkabilir.
  17. Gece dalışlarında özellikle kumlu veya çamurlu dip zeminine fazla yaklaşılmamalı buralara palet vurup su bulandırılmamalıdır. Dipten kalkan kum ve çamurdan yansıyan fener ışıkları hem göz alır hem de ışığı geçirmez.
  18. Bakmadan tüm malzemelerini el yordamı ile bulabilmelisiniz. Gece dalışında bu alışkanlığın kazanılmış olması lazımdır. Bu nedenle yedek 2. kademe regülatörü tam göğüs hizanızda BC nin yakasındaki halkaya takılı bir maps koruyucuya bağlanmalı varsa velcro cırt ile tutturulmalıdır.
  19. İnflatörünüzün düşük basınç hortumu 1. kademeden düzgün çıkıp inflatöre bağlanmalıdır. Aksi halde ters yönden çıkış yapmış bir hortum inflatörü zor bulabileceğiniz bir noktaya çekebilir.
  20. Konsolunuzun fosforlu kadranları varsa dalışa başlamadan önce bu kadranları ışık tutarak bir anlamda şarj ediniz ki gece dalışta konsola ışık tutmanıza gerek kalmadan kadranlar okunabilsin. Bazı konsollarda kolay görebilmek içim kimyasal ışık çubuğu da kadran kenarına bantlanabilir.
  21. Su üstüne çıkıldığında tekne veya karada bulunan giriş/çıkış noktanıza uzaksanız ve akıntı mevcutsa güvenlik açısından sesle ikaz verecek düdük bulundurmakta fayda vardır. Genelde sesle ikaz için iki tip düdük vardır. Biri inflatörün düşük basınçlı hortumu ile inflatör arasına takılan ve düğmesine basıldığında tüpteki havanın basıncı ile çalan düdük, diğeri ise genelde plastikten yapılmış ve üflenerek çalınan klasik düdüktür. Bunu da kolay bulabilmek için bir iple inflatör hortumuna inflatöre yakın olarak bağlamakta fayda vardır.
  22. Gece dalışlarında kullanmaya alışık olmadığınız malzemelerle dalmayınız. Örneğin; hiç venturi hava balans ayarlı 2. kademe regülatör kullanmadıysanız gece böyle bir regülatörle dalmayın. Suya atlarken veya su içerisinde elinizin ikinci kademe üzerindeki ayar düğme ve kollarına çarpması ile ya zor hava çekebilirsiniz ya da regülatör serbest akışa geçebilir. Bu da gece dalışının stresi altında dalıcıda paniğe sebep olabilir.
  23. Dalış yapılacak bölgede özellikle tekneden yapılacak gece dalışlarında dalış sahasına demirledikten sonra tekneni projektörleri ile dalış sahasının sathını tarayıp balıkçı teknesi veya dibe atılmış bir balık ağını markalayan şamandıra olup olmadığını araştırınız. Gece dipte ağ olması dalıcılara zor anlar yaşatır. Bazı dalıcılar bunu bir heyecan olarak tanımlayıp dalmak isteseler dahi aşağıda dalıcılar varken bu ağların balıkçı teknesi tarafından toplanmaya kalkışılması çok tehlikeli durumlar yaratabilir. Su üstü teknenizin balıkçıları ikaz edebileceği güvencesi sizi kandırmasın. Ağın yüzlerce metre uzakta olan diğer ucundan çekmeye başlayan tekneyi gece karanlığında kimse ne belirleyebilir ne de ikaz edecek vakit bulabilir.
  24. Gerek tekneden gerekse sahilden yapılacak gece dalışlarında dalıcıların dışında bir kişinin teknede veya sahilde bulunan giriş-çıkış noktasında güvenlik beklemesi yapması lazımdır.
    Bu kişiye dalışın yönü muhtemel maksimum dalış süresi ve derinliği, dalış lideri tarafından belirtilir. Bu kişi dalış anından itibaren kronometre tutarak maksimum dalış süresi geçtiği halde dalıcılar çıkmamışsa belirlenen acil durum prosedürünü uygulamaya başlar.
    Dalış süresi içerisinde dalış bölgesine yabancı bir teknenin yaklaştığını görürse el feneri ile teknede bulunan “AŞAĞIDA DALGIÇ VAR” alfa bayrağını ya da kırmızı zemin üzerine beyaz çapraz çizgili olan dalış bayrağını aydınlatır. Telsiz ile 16. kanaldan “....... bölgesinde yaklaşmakta olan tekneye ikazdır. Rotanızın üzerindeki bölgede dalış yapılmaktadır. Su altında dalgıç vardır. Rotanızı ....... derece sancağa ve/veya iskeleye kaydırınız.” Mesajı verilir.
  25. Gece dalışı esnasında teknede veya sahilde bekleyen kişiyle dalış lideri dalış öncesi bir brifing yaparak acil durumlarda uygulanacak prosedürleri belirlerler.
  26. Acil durum olarak kabul edilen hususlar şunlardır :
  27. Dalış süresi içerisinde dalıcıların su üstüne çıkmaması veya çıktıkları halde görülememeleri veya eksik çıkmaları
  28. Çıkışta dalıcıların dalga ve/veya akıntı nedeniyle tekneye ve/veya sahile ulaşamamaları
  29. Dalıcılar su altında iken dalış bölgesi ve giriş-çıkış bölgesi üzerinden uyarılamayan bir deniz aracının geçmesi veya durup demir atması
  30. Dalıcılar su altında iken şiddetli rüzgar, dalga veya akıntı meydana gelmesi, dalış teknesinin demir taraması veya su alması
  31. Dalış teknesinin pervanesini çalıştırıp yer değiştirmek zorunda kalması
  32. Dalış teknesinde kaza, yangın vs. gibi acil bir durumun meydana gelmesi
  33. Dalış tekneleri dalıcılar su altında iken acil durumlarda dışında motor çalıştırmamalı pervanesini hareket ettirmemelidir. Bunun için dalış öncesi demirini dibe iyi tutturmalı şayet kıyıya yakınsa koltuk halatlarını sağlam bağlamalıdır. Her tedbiri almasına rağmen tekne demir tarayıp sığ suya veya yakın kayalara sürüklenirse tekne etrafı projektörlerle taranıp aşağıdaki dalıcıların bubble’ları aranır, etrafta hava kabarcığı yoksa motor çalıştırılıp yol verilerek sığdan veya kayalıktan uzaklaşılır.Şayet dalıcıların bubble’ları yakında ise pervane çalıştırılmayıp sadece ırgat kullanılarak demir üzerine gidilir ve bu arada satha çıkan dalıcılara tekneye çabuk çıkmaları söylenir. Denizin durumu dalıcıların tekneye çıkışını zorlaştırıyor ise dalıcılara 15-20 m’yi geçmeyen bir halat atılır ve teknenin kıçına bağlanan bu halata tutunarak suda beklemeleri, teknenin sığlık veya kayalıktan açığa güvene alınıncaya kadar pervane suyundan ve tekne bordalarından uzakta kalmaları söylenir, motor çalıştırılarak tekne güvenli bir yere kaydırılır ve dalıcılar tekneye alınır.Böyle durumlarda kullanılmak üzere suda batmayan 1,5-2 cm çaplı bir halat daima teknenin kıçında hazır bekletilmelidir. Suda batan halatları dalıcılar henüz tutmadan suya gömüldüğü ve pervaneye ya da dümene takılacağı için kesinlikle kullanmayınız.
  34. Su altında sesin daha hızlı iletilmesinden ötürü tekneden su altına ikaz işaretleri tekne gövdesinin sualtı kesimine bir çekiçle vurularak gönderilebilir. Dalış lideri ve teknede kalan güvenlik sorumlusu bu işaretlerin anlamını aralarında kararlaştırırlar.
  35. Sahilden yapılan gece dalışlarında sahildeki güvenlik görevlisinin su altına yapacağı iletişim teknedeki kadar etkili olup sualtına ulaşmayabilir. Bu nedenle özellikle kıyı güvenlik sorumlusunda dalış bölgesinden geçecek veya o bölgeye demirleyip bağlayacak teknelere ikazda bulunabilmek için el telsizi bulunmasında fayda vardır. Ayrıca acil durumda kullanmak üzere pilli bir megafonun da bulunması yararlıdır.
  36. Tekne veya sahilden uzakta satha çıkan dalıcılar teknedeki güvenlik elemanına her şey yolunda ise okey işareti vermelidir. Bunu feneri daire şeklinde çevirmekle veya sol elini başının üzerine getirip bu O harfi yaptıktan sonra tekne veya sahile dönüp gözlerini kapatarak sağ eldeki fenerle sol kol ve başını aydınlatıp bu işareti güvenlik elemanına göstermekle yaparlar. Gözlerin kapatılması karanlıkta dalıcının gözlerinin kamaşarak çıkış noktasını görmeyi engellememesi içindir.
  1. Satha uzaktan çıkarak sahil veya teknedeki çıkış noktasına yüzen dalıcılar fenerlerini söndürmez-ler ve fenerin hüzmesini çıkış noktasına çevirerek sırt üstü yüzerler. Fenerin ışığının birbirlerinin gözlerini kamaştırmaması için çıkış noktasına dalıcılar satıhtan yan yana sıralanmış bir şekilde yüzmelidirler. Arka arkaya sıralanmış olarak yüzülmesi halinde fenerlerin gözlerini kamaş-tırmasından dolayı çevreyi göremezler ve yaklaşan bir deniz aracını veya çıkış noktalarını tanımlayamazlar.
  2. Satıhtan çıkış noktasına doğru yüzen dalıcılar birbirlerine her şey normal raporu verdikten sonra çıkış noktasına kadar fazla konuşmadan yüzmelidirler. Bunun sebebi çıkış noktasındaki güvenlik sorumlusunun onlara sesle yapacağı ikazları duyabilmeleri veya ışıkları olmayan ufak balıkçı motorları veya gezi motorlarının kendilerine doğru yaklaşması halinde sesini duyabilmeleridir.
  3. Sudan henüz çıkmamış olan ve çıkış noktasına doğru satıhtan yüzen dalıcılar kendilerine doğru yaklaşan bir tekneyi görür veya sesini işitip yönünü tayin edemezlerse dalış liderinin ikazı ile bir araya gelip suda sırt sırta vererek fenerlerini kendi etraflarında hareket ettirerek hareket halindeki tekneyi bulmaya ve tekneyi ikaz etmeye çalışırlar. Teknenin belirlenmesi halinde tüm dalıcılar fenerlerini gelen tekneye çevirerek tekneye doğru dönerler ve sağ taraflarına doğru yan yana yüzerler. Teknedekiler de sizin ışıklarınızı görerek sancağa yani kendi gidiş istikametine doğru sağ tarafa döneceğinden dolayı bu kaide son derece emniyetlidir.
    Bazı deco balonlarında ışık yansıtıcı renkli bantlar vardır. Dalış lideri feneri ile deco balonu üzerindeki bu reflektör bantları aydınlatırsa teknedekilerin dikkatini çekebilir.
  4. Su altında iken ana ışık kaynağınız herhangi bir nedenle sönerse hemen yedek fenerinizi yakın ve dalış eşinize arıza yapan fenerinizi gösterip problem var işareti ve akabinde yukarı çıkalım işaretini vererek beraberce çıkışa başlayınız. Yedek fenerinizle kesinlikle dalışa devam etmeyiniz. Yedek fenerinizin de yanmaması halinde dalış arkadaşınızın yedek fenerini alıp kullanınız.
  5. Herhangi bir nedenle aksiliklerin arka arkada gelmesi halinde ilk yapılacak iş kendinize telkin yapıp regülatörünüzden derin bir nefes almak ve panik yapmamaktır.
    Böyle bir aksilik zincirini şöyle özetleyebiliriz: Dalış eşinizi kaybettiğiniz anda ana aydınlatma feneriniz sönebilir. Yedek fenerinizi bulup yapmak için üzerinizi aradığınızda yedek fenerin asılı olduğu yerden düşmüş olduğunu fark edersiniz. Yapılacak en doğru iş önce kendi etrafınızda 360 derece dönüp dalış eşinizin fener ışığını aramaktır, şayet bunu da yapıp yine bir şey göremediyseniz yapılacak sonraki hareket hemen sakin olup çıkışa başlamaktır. Karanlıkta bu gibi durumlarda başa gelebilecek diğer bir aksilikse koyu bir karanlık içerisinde çıkmaya karar verdiğinizde vertigo olayı ile karşılaşmanızdır. Vertigo; yön duygunuzun kaybolması olayıdır. Yukarı veya aşağı kavramları kaybolur, satha çıkıyorum diye aşağı inebilir yada yatay olarak hareket edebilirsiniz. Böyle bir durumda olduğunuzu hissettiğiniz anda hareket etmeden 1-2 dakika bekleyin en azından aşağı ve yukarı yönlerini belirleyebilecek bir düzelme olabilir. Derinlik göstergenizi bir elinize alıp fosforlu kadranını maskenize yaklaştırıp BC nize çok hafif hava basın karanlıkta konsolda derinliğin azalma yönünde değiştiğini gördüğünüzde yükseliyorsunuz demektir. Bu durumda iken yanmayan fenerinizi el yordamı ile bulup kordonundan tuttuğunuzda bu elinizi çenenizin altına dayadığınız zaman diğer eliniz kemer tokanızın üzerinde ise ve fener bu elinize dokunuyorsa başınız satha, ayaklarınız dip yönüne dönük durumdasınız demektir. İşte bu safhada yapılacak iş çıkış hızınızı kontrol etmek ve bir elinizi başınızın üzerinde tutarak satıhta bulunan herhangi bir cisimden başınızı koruyarak yukarı çıkmaktır.

Şayet derinlik göstergenizde fosforlu kadran yoksa, fenerleriniz de çalışmadığı için çıkış hızınızı regülatörünüzden çıkan hava kabarcıklarını elle kontrol ederek yapabilirsiniz. Bunun için elinizde eldiven varsa çıkarıp eldivenlerinizi BC nin ceplerine veya kayışlarına sokunuz sonra çıplak ellerinize temas edişini hissedin ve palet vurmaya başlayın. Böylece yukarı çıkışa başlarsınız. Çıkışınız süresince bubble’ların temasını ellerinizle hissetmelisiniz bu sizin çıkış hızınızın hava kabarcıklarından daha süratli olmadığını gösterir. Şayet yükselirken kabarcıkların elinize temasını hissetmiyorsanız hızlı çıkıyorsunuz demektir o zaman palet vuruşunuzu ağırlaştırın çünkü bubble’lardan daha hızlı yükselmemelisiniz.

Satha ulaştıktan sonra BC nizi şişirip inflatör hortumunuza takılı olan düdükle dalış eşinize sinyal verip onun fener ışığını arayın o da aşağıda sizi kaybedince çevresini kontrol etmiş ve satha çıkmıştır. Satıhta buluştuktan sonra dalış eşinizle beraber çıkış noktanıza doğru yüzebilirsiniz. Çıkış noktanızdaki güvenlik görevlisine daha önce belirtildiği şekilde okey işaretini vermeyi unutmayınız.

  1. Tekneden yapılan gece dalışlarında satha çıkışta tekneden dibe sallandırılan ışıklı emniyet halatından tutunarak kontrollü bir şekilde çıkılması daha uygun olur. Böylece çıkış hızı da kontrol altına alınmış olur. Bu halata tutunarak emniyet deco duruşu da kolaylıkla yapılabilir.
  2. Gece dalışlarında da aynen gündüz dalışlarında olduğu gibi bölgede akıntı varsa akıntıya karşı inişi gerçekleştirin, bunun anlamı çıkışta da akıntıyı arkanıza alarak daha az eforla çıkış noktanıza ulaşacaksınız demektir.
  3. Dibe geldiğinizde yüzerlik ayarınızı BC yi kullanarak nötr hale getirdiğinizde kesinlikle dibe palet vurmayın ve dipten görüşü engelleyecek kum ve çamur bulutu kaldırmayın. Dipte tetkik edeceğiniz bitki veya hayvanı inceledikten sonra yatay olarak hareket etmek istiyorsanız BC nize biraz hava verip 1-2 metre yükselin ve ondan sonra palet vurun böylece zaten karanlık olan ortamı daha da bulandırmamış olursunuz.
  4. Dalış öncesinde su üstünde pusula kerterizlerinizi alarak tekne, kıyı vs. unsurların pozisyonlarını aklınızın bir köşesinde tutun. Şayet daha ihtiyatlı olmak istiyorsanız sualtı yazı plakanız üzerine ufak bir kroki çizerek giriş-çıkış noktalarınızı kıyı, tekne vs. nirengi noktalarını pusula dereceleri ve yaklaşık mesafeleri bu kroki üzerine işleyiniz.
  5. Gece dalışınız bir duvar dalışı ise ve duvar dip derinliği maksimum dalış derinliğinizden fazla ise dalışta hiç beklemeden ışığınızı derinlik göstergeniz ve referans olarak duvar üzerinde gezdirerek öncelikle planladığınız maksimum derinliğe ininiz ve dalışınızı hava-zaman planınıza göre yükselerek ve fener ışığınızda duvarı kaybetmeden sürdürünüz.
    Özellikle gece-gündüz duvar dalışlarında elinizden düşürdüğünüz ve dibe doğru inen negatif yüzerlikli hiçbir objenin arasından yakalamak için gitmeyiniz. Malınızı kurtarmak için canınızı riske atmayınız, bu mal fotoğraf makinesi gibi çok değerli bir objede olsa, daha az değerli bir obje de olsa, daha az değerli bir bıçak ta olsa bırakın gitsin.
    Bu nedenle fener, fotoğraf makinesi vs. gibi kullandığınız objeleri muhakkak bir kolay takılıp çıkarılan paslanmaz metal kanca ile BC nizin üzerindeki halkalara takınız. Kanca kullanmadan düğüm atarak bağlamayınız çünkü özellikle tekneye çıkışta önce fener veya fotoğraf makinenizi tekneye vermek için suyun içerisinde dakikalarca düğümü çözmeye çalışır hatta orada elinizden kaydırıp tekrar dibe düşürebilirsiniz.
  6. Gece dalışlarında nitrojen narkozu riskiyle başedebilmek gündüzden daha zordur. Bu nedenle gece dalışlarında 30 m limitlerini aşmamaya gayret ediniz. Karanlığın getirdiği stres nitrojen narkozu etkisini daha sığ metrelerde de ortaya çıkartabilir. Böyle bir belirtinin hissedilmesi halinde kesinlikle dalış eşinize işaret vererek en az 5-6 metre yükseliniz, belirtiler bu derinlikte kayboldu ise dalışınıza devam edin, genellikle yükselme, narkozun etkisini geçirir. Yine de bir problem hissediyorsanız dalış eşinize problem var işaretini ve çıkalım işaretini veriniz. (Feneri işaret veren elinize tutup işaretinizi aydınlatmayı unutmayın aksi halde dalış eşiniz işareti anlamayabilir.)
  7. Gece dalışlarında deco duruşlu dalış planlaması yapmayınız. 0 deco limitlerinde dalış yapınız.
  8. Gece dalışlarında satıha çıkışta baş yukarıda pozisyonunu tercih edin, bu pozisyonda satha dik olarak paletinizin yardımı ile standart çıkış hızını aşmadan yavaş yavaş yükseliniz. Gece dalışlarında baş yukarıda çıkmanın bir diğer özelliği de bu pozisyonda yükselmenin karanlıkta vertigo (yön kaybı) sorununa bir dereceye kadar mani olmasıdır. Ayrıca kulaklarınızın basınç ayarlaması ve çıkışta yüzerlik kontrolü de baş yukarıda çıkışta daha kolay yapılabilir. Satha yaklaşıldığında yüzeyin kontrolü ve bir elin her ihtimale karşı yukarı doğru tutulmuş başınızı koruyacak şekilde bulunmasında fayda vardır.
  9. İyi bir gece dalıcısı gece dalışında gerek kendi başına gerekse dalış arkadaşının başına gelebilecek tüm aksilikleri veya aksilikler zincirini bir yere kaydedip böyle bir durumda bu krizi atlatabilmenin yollarını belirleyecek senaryolar hazırlamalıdır hatta devamlı dalış yaptığı dalış eşiyle gündüz ortamında sığ ve görüşün mükemmel olduğu sularda bu krizle başa çıkma metotlarını denemelidir. Ne kadar çok kriz senaryosu yaratıp bunlara çözüm metodları üretip test edebilirseniz kendinizin ve dalış arkadaşınızın o kadar emniyetle gece dalışları yapabilmesini sağlarsınız.
  10. Gece dalışlarında gerek su altında gerekse su üstünde akıntı kuvvetli ise özellikle akıntıya karşı yüzmeye çalışıp enerji ve hava tüketmekten kaçınınız.
  11. Gece su altından herhangi bir objeyi su üstüne çıkarmak için kendi gücünüzü kullanmaktan kaçınınız. Bu tür çalışmaları gündüz dalışlarınızda yapınız ve taşıyıcı balon kullanınız. Gece taşıyıcı balon kullanarak dahi su altından bir obje çıkarmak risklidir. Ellerinizi sadece aydınlatma için fener tutmak ve navigasyon için konsolu (pusula, derinlik saati, zaman saati, tüp basınç göstergesi) kontrol altına almak gayesiyle kullanınız.
  12. Gece dalışında tecrübeli dalıcılar özellikle ilk defa gece dalanlar ile dalış tecrübesi genelde az olanların sürekli olarak bubble’larını kontrol etmelidir. Şayet aşırı hava kullandığını, sık sık nefes aldığını görürseniz bu dalıcıya yaklaşmak onunla el ele tutmak veya su altındaki bir bitkiyi veya balığı gösterip onunla ilgilenmek onu sakinleştirmek gerekir. Dalış sonrası hiçbir dalıcıya aşağıda korktuğu, paniklediği, onu incitecek şekilde söylenmemelidir. Sadece yalnız kalındığında kendisine hangi hususlara daha dikkat etmesi gerektiği ve iyi bir gece dalıcısı olmaya namzet olduğu belirtilip moral verilmelidir.

Gece dalışı için suya girmeye hazırlanan gruba grup liderinin özellikle şunu hatırlatmasında fayda vardır; Gece dalışı bir grup faaliyetidir ve gündüz dalışından daha fazla dikkat gerektirir. Özellikle grubun kesinlikle dağılmaması, gerek boddy’si ile gerekse kendi başına gruptan ayrılarak bitki, balık, mağara, batık vs. tetkik etmek için riske atılmaması gereklidir. Grup kesinlikle grup liderinin peşinden gidecektir. Bu nedenle grup liderinin diğer dalıcılarla karışmaması için daha önce de belirtilen ferdi tanınma ışığı rengini unutmamak gerekir.

 

 

yukarı

Dalış Ekipmanları

 

 

DALIŞ EKİPMANLARI

Bu konumuzda SCUBA ekipmanları adı altında gruplandırılan  regülatör, ahtapot(oktopus) , konsol,tüp,tüp vanaları,rezerv mekanizması, yüzerlilik ceketi(BC) ve diğer malzemelerin çalışma prensipleri,fonksiyonları ,kuşanılmaları ve bakımlarını işleyeceğiz.

Regülatör,Ahtapot ve Konsol:

Sualtında derine indikçe her  10 metrede 1 atm. artan ortam basıncı söz konusudur.

1 atm. atmosferik basınç ta eklendiğinde 10 metrede 2 atm., 20 metrede 3 atm. vb. şekilde ortam basıncına maruz kalıyoruz demektir.Sualtında nefes alabilmek ve vücudumuz üzerindeki dış basınçla ,içindeki boşluklarda oluşan iç basıncı  dengeleyebilmek için ortam basıncında hava solumamız gereklidir.Tüpümüz  bu şartı sağlayabilmek ve  sualtında yeteri kadar kalabilmemiz için yüksek basınçlı hava (200 atm) ile doldurulmuştur.

 Regülatör, tüpteki yüksek basınçlı havayı solunabilir ortam basıncına indiren ekipmandır. İlk üretildiği yıllarda regülatör  tek kademeli ve çift hortumlu olarak dizayn edilmişti(Deva tipi), bu tip regülatörler günümüzde artık üretilmemektedir.Bu regülatörlerde basınç tek kademede ortam basıncına indirilmekteydi ve arıza durumunda ciddi problemler  oluşabilmekteydi.Tüpün vanasına bağlanan tek kademeden başımızın iki tarafından gelen körüklü çift hortum ağzımızın önünde bir maps üzerinde birleşir ve sağ hortumdan hava gelmekte ,sol hortumdan üflenen hava dışarı çıkmaktaydı.Bunu hortumların maps kısmındaki supaplar sağlamaktaydı.Bu supaplardaki bir arıza aynı nefesin tekrar tekrar solunmasına neden olmaktaydı.Ayrıca önümüzdeki konularda göreceğimiz çimlenme denilen ,aynı regülatörden iki kişinin sırayla nefes alması (acil durumlarda) uygulanamamaktaydı.Regülatörün ağızdan çıkarılması halinde ise içine giren suyun tahliyesi oldukça zordu.Bütün bu nedenlerden dolayı bu tip regülatörlerden vazgeçilmiş ve bugün kullandığımız iki kademeli ve tek hortumlu(Pro tipi) regülatörler kullanılmaya başlanılmıştır.Bu regülatörler tüpün vanasına bağlanış şekline göre DIN veya INT (Yoke) regülatör olarak ayrılırlar.

Ülkemizde çoğunlukla rastlayacağımız Int normu regülatörler olup hem tüp vanalarının birçoğunda hem de regülatörlerde basit bir adaptörle bir normdan diğerine geçmek oldukça basittir.Bu regülatörlerde birinci kademe tüpün vanasına monte edilen yüksek basınç ve orta basınç kısmından, ikinci kademe ağzımızda soluma amacıyla kullandığımız düşük basınç kısmından oluşur.

Birinci kademede 4 ila 6 çıkış vardır.Bunlardan en az biri yüksek basınç odacığına açılır. Bu çıkış yüksek basınç çıkışıdır ve HP (High Pressure) harfleriyle birinci kademe üzerinde belirtilir.Bu çıkışa tüpümüzdeki basıncı görebilmemiz için sadece manometre bağlanabileceği gibi ,manometreyle birlikte derinlik saati bulunan ikili konsol veya pusula ilave edilerek üçlü konsol diye adlandırılan konsol da takılabilir.Dalış bilgisayarlarının da konsol olarak kullanıldığı modeller vardır.Birinci kademe de bir de orta basınç odası bulunur.Orta basınç odasında deniz suyunun uyguladığı ortam basıncı ve 8.5-10.5 atm. kuvvetindeki yayın baskısıyla [ ortam basıncı +(8.5-10.5) atm] ‘lik havanın izin veren diyafram veya piston sistemi mevcuttur ve bu orta basıncın geçmesine izin verilen odada genellikle 4 düşük basınç çıkışı mevcuttur.Bu çıkışlardan birine regülatörümüzün ikinci kademesi , birine ahtapot veya oktopus denilen ikinci bir 2.kademe ki bu bir emniyet malzemesidir dalış arkadaşımızda herhangi bir sebeple hava problemi oluşursa bizimkini kullanabilmesi içindir.Bir diğer çıkışa BC diye adlandırılan yüzerlik dengeleyici yeleğimizin( ileriki paragraflarda daha geniş bahsedeceğiz) kamçısı(inflatör) monte edilerek tüpten gelen havayla şişirilebilir.Dördüncü düşük basınç çıkışına da eğer kullanılıyorsa kuru elbise inflatör kamçısı monte edilebilmektedir.

İkinci kademe ise yine bir diyafram yardımıyla deniz suyunun  oluşturduğu baskıyı ileten ve ortam basıncında hava geçmesine izin veren bir sisteme sahiptir ve ağzımızın önünde devamlı ortam basıncında solunabilir hava olmasını sağlar.

Tüm dalış malzemelerimiz hayati öneme sahip malzemelerdir.Ancak regülatörümüz soluduğumuz havayı sağladığı için en hayati malzememiz olarak değerlendirilebilir. Birinci kademenin tüpün vanasına bağlanan hava girişi sızdırmaz bir tapa ile kapatılmıştır.Bu tapa ancak regülatör tüpe monte edileceği zaman açılmalı ve hiçbir zaman regülatörün 1.kademesinin içine su kaçırılmamalıdır. Tüm malzemelerimiz olduğu gibi regülatörümüz de güneş altında bırakılmamalıdır, rastgele bırakıldığı zaman üzerine gelebilecek bir darbeyle bazı parçalarının kırılabileceği unutulmamalıdır ve mutlaka dalış sonrası  tatlı su ile yıkanılıp öyle kaldırılmalıdır.Yıkama sırasında birinci, kademedeki tapanın iyi yerleştirildiğine dikkat edilmelidir.Özellikle tüpe bağlı iken taşıma sırasında su içinde veya kıyıda regülatörümüzün hiçbir parçası yere değmemelidir,aksi halde içine kaçabilecek kum, çakıl, toprak dalış esnasında regülatörümüzün arızaya geçmesine sebep olabilecektir.

 

 

yukarı

Navigasyon

NAVİGASYON

Navigasyon (yön bulma), çeşitli cihazlar ve yöntemler kullanarak o anda bulunulan yeri belirleme, yönü bulma ve ilerlenecek rotayı saptama tekniklerinin genel adıdır. Karada, havada, su üstünde ve su altında yön bulmaya Navigasyon denir.

Sualtında yapılan navigasyonun iki temel amacı vardır:

1.Dalınan noktadan geri çıkmak.
2.Tariflenmiş bir noktayı bulmak.

Sualtı navigasyonu öz güven sağlayıp dalış planının daha kontrollü olmasını sağlar. Tam olarak nerede olunduğunu bilmeden dalmak dalıştan alınan zevki azaltarak stres seviyesini a