Osmanlı Pazar kayığı
Yağım : Fatih KARALAR
![]() Sayın Fatih karalar tarafından açılıp geliştirilen plan için tıklayınız. Planın yasal hakları Sayın Fatih Karalara aittir ticari olarak kullanılamaz !
![]()
|
OSMANLI PAZAR KAYIGI ( 16yy-20yy )
Ottoman Bazar Caique
Turk Dil Kurumu Pazar kayigini Istanbul'da esya tasiyan
buyuk kayik olarak aciklamaktadir. Pazar kayiklarinin
hayati, bulunabilen ilk belgeye gore Kanuni Sultan
Suleyman doneminde
Istanbul’da baslamis, 1960 senesine kadar devam
etmistir. Her Bogaz iskelesinin, hatta Halic’teki kucuk
iskelelerin bile kendi pazar kayiklari vardi. Her Pazar
kayigi bagli oldugu Bogaz koyunun cami ya da kilisesinin
vakif maliydi. 1844 yilinda
Istanbul’dan bogazin sonuna kadar adam basi 30
paraya yolcu tasidiklari bilinmektedir ve ayda uc yuz
kurus kadar gelir getirmekteydiler, butun takimiyla
birlikte on iki bin kurusa satilabilirdi.
Pazar kayiklarinin asil gorevleri yuk tasimak ve ulasim
olsa da zaman, zaman bogazda eglence araci olarak ta
kullanilmakta idi. Geceleri Pazar kayigi mumlari yanmis
uc dort fener tasiyarak, hanende ve sazendeleri ile
birlikte sazli sozlu eglence araci olarak gezerdi.
Ayrica deniz kiyisinda ikamet eden, alt siniftan olan
halkin dugun torenleri icin sIk sIk kiralanmakta;
cicekler, bayraklar ve mendiller ile suslenip, ayrica
calgi takimi tutulup, gelin goturulerek, gelin kayigi
olarak ta kullanilmakta idi.
Pazar kayiklarinin boylari tasidiklari kurek sayilarina
gore degisIklik gosterir. Par Le Vice - Amiral
Paris koleksiyonunda bulunan, 1855 yilinda
cizilen, uc cifte kurekli Pazar kayigi planinin boyu
14,66 m, eni 2,53 m, derinligi ise 1,11 m olarak
verilmistir. Fars tahtalari ile ana omurga arasinda
kalan 50 cm bolum yuk ve esya koymak icin yapilmisti. Bu
bolumde sepet, kufe, hurc, sandik cinsi esya yuklenirdi.
Yolcular ise bu esya ve yuklerin uzerine kapanan fars
tahtalarinin uzerine otururlardi. Pazar kayiklari 3 veya
4 cifte kurekli olabilmekteydiler. Pazar kayiklarina
yelken takilmasinin yasak oldugundan ve duz karinali,
iri yapili bir tekne oldugu icin, Kurekleri ‘Hamlaci’
adi verilen iri yapili denizciler ayakta cekerdi.
Hamlacilar kuvvetli kollariyla suya daldirdiklari kuregi
cekmek icin kayik icindeki basamaga inip cikarak, 50–60
kisilik kayigi kus gibi ucururken hep bir agizdan
bagirirlardi. Par Le Vice - Amiral
Paris Pazar kayiginin renklerini komple siyah
uzerine, beyaz, gul pembesi, mavi, yesilve sari seritler
olarak belirtmistir.
Pazar kayiklari iclerinde oturmak icin birer kilim ve
yolcularin su icmelerine mahsus birer su testisi veya
kupu ile masrapa bulundurmak adetti. Pazar kayiklarinda
kadinlar kayigin ortasina, erkekler ise kic tarafinda
olmak uzere ayri otururlardi.
Miss Juli
a Pardoe’nun
Istanbul icin yazdigi eserden aldigimiz asagidaki
parcada yazarin konu ile ilgili gozlemlerini buluyoruz:
“Hem bicimi, hem de icindeki yuku ile otekilerden
ayrilan kayik, koyu renktedir, agir gider ve yolcu tasir.
Istanbul’da bogazi her iki tarafina adam basina
otuz paraya yolcu tasir. Bu dolmus yapan kayiklarin hem
kayik ici, hem kayik disi musterileri vardir. Kayik disi
musteriler, bacaklarini kayigin kenarindan disari
sarkitarak ve ayaklarini kayigin dis kismina baglanan
direklerin (yumru) uzerine koyarak yaptiklari dort saat
suren seyahat icin on para eksIk verirler.”
La Baronne Durand de Fontmagne isimli kitapta Pazar
kayiklari icin soyle bahsediliyor: “Birde buyuk Pazar
kayiklari var. Cesitli sebze, meyve ve yiyecek
maddesiyle dolu olan bu kayiklar
Istanbul’dan bogaza gelerek orada oturan halkin
alisveris etmesini sagliyor. Bu seyyar carsilar sira
sira karpuzlari, cesitli meyve ve sebzeleriyle, hele
ustunde gezinen insanlariyla gorulmeye deger. Bir ucta
kirmizi veya mor feraceli birkac kadin oturuyor, diger
ucta basi sarikli, aksakalli yaslilar var. Genis
kayigin kenarlarina oturup ayaklarini denize sallandiran
cocuklardan yarim tarife aliniyormus.”
. ARASTIRMA:
Fatih KARALAR
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Özellikle Türk modelciliği açısından oldukça önemli bir model olarak görüyorum.Şahsımca yapılan modellerde bir kısır döngü olmakta Taka , Olta sandalı , Çektirme , Kalender Vapuru gibi modeller yapılmakta yani çok fazla Türk teknesi tanınmamakta ve modeli yapılmamakta .Son zamanlarda Gemimodelcileri Organizasyonu bünyesinde yapılan ve plan çizimleri ile ülkemize çok değerli bir plan kazandıran Sayın Ömer Karakaş'ın ve organizasyon üyelerinin çalışmaları sonucunda ortaya konulan Nusret Mayın Gemisi gibi çalışmaların Türk modelciliğine çeşit kattığı kanısındayım .Bu model de pek bilinmeyen ama buram buram Türk motiflerini ve yaşam tarzını insana hissettiren bir model olmuş umarım modelci dostlarımız bu tarz modelleri yapıp paylaşırlar ve bize de arşivlerimizde böyle güzel modellere yer verme imkanı doğar.Fatih Karalar son yıllarda Türk modelciliğinin yetiştirmiş olduğu genç ve çok kaliteli modelcilerindendir ve ben kendisini tanımaktan her zaman büyük bir onur duymuşumdur.Böyle güzel bir çalışmayı Türk modelcilik camiasına kazandırdığı için kendisine modelcilik ve şahsım adına teşekkürü borç bilirim ; umarım bir gün birlikte güzel bir Osmanlı Kadırgası yapma imkanı doğar ... |